21.12.2015

Gassal :: Psycho Abbas Bağlasan Durmaz



Lütfedip de biz seyirciye gösterilmeyen bir köyde, ailesinden kalma 'villa görünümlü' bir evde yaşayan, görmediğimiz köydeki, sadece ezan sesini işittiğimiz caminin gasilhanesi yandığından, villa bahçesinin bir köşesine derme çatma bir biçimde kondurduğu gasilhaneye getirilen ölüleri yıkayarak ve gösterilmeyen köyün hemen yanından geçtiğini görmediğimiz için hayal ettiğimiz ana yolda -nedense artık- park eden kamyonculara villasının bir odasını bir geceliğine kiralayarak, gül gibi geçinen Abbas (Ayhan Eroğlu), az konuşan, çok düşünen, gayet ciddi bir dostumuzdur..

Gassallığı 'sevgili' annesinden kendisine intikal eden, gür saçı, sakalı ve Beatles elemanı -rahmetli arkadaşım- George Harrison'ı andıran yüzüyle dikkatimi çeken Abbas'ın rutin yaşantısı, bir gün pansiyoner olarak -kamyoncu yerine- genç bir kadının eve gelmesiyle tamamen değişecektir..

Ağzından hiç düşürmediği sigarası, pembe botu, seksi gecelikleri ve önden düğümleyerek giydiği gömlekleriyle aklımızı alan Akay (bu ne biçim isimdir ya!) adındaki bu 'enteresan' hatun, bir geceliğine diye gelip -Abbas'ın kayıtsız kalınamaz erkeksi cazibesine kapıldığından olsa gerek- resmen eve yerleşir..

Üstelik meraklı da bir şahsiyet olan Akay (Nilay Olcay) -ne yapsa, neresini gösterse- bir türlü kendisine hallenmeyen, ama şüphe çeken davranışlarla ortalıkta dolaşan bu adamın sırrını çözmeye de kararlı gibidir..



Sapığın Hakkından Akay Gelir

'Az mekân, az oyuncu, az diyalog, az olaylı olsun da zahmetten ve paradan tasarruf edelim anlayışlı; dayandığı doğru dürüst bir öyküsü, arka planı falan olmadan yaratılmaya çalışılan çok şüphe, bol gizem üzerine az şiddet ve kâfi miktarda erotizm formüllü bir korku gerilim denemesi..

Filmin daha adı bile önceden hesaplanmış bir kolaycılığı gösteriyor..
Olan bitene bakarsak; Abbas'ın gassal olmasıyla -mesela- köyün bakkalı olması arasında hiçbir fark yok; belki 'köyün delisi' olsa daha bi anlamlı olabilirmiş bak..
Belli ki gassalın ölümle, ölülerle ilgili olması ya da gassal sözcüğünün bizzat kendisinin göze çekici, kulağa gizemli gelmesi, bu seçimi gerektirmiş..



Ordan burdan taşıma sahneler ve onların aralarında oluşan büyük boşluklarla adeta Abbas'ın naylondan mamul gasilhanesini andıran senaryo, "Bu tuhaf adam bizden neler gizliyor; bu cesur kadının amacı nedir acaba?" sorusuna anlamlı bir yanıt veremiyor..
Buna karşın, az-çok merak ettirebilme becerisi, her haliyle 'amatör zayıflığı' gösteren filmin, tek başarısı olarak gösterilebilir..

Gassal'ın, ülkenin içinde bulunduğu şu mutaassıp karanlıkta daha da bi
dikkat çeken ayrıntısı, Akay kızımızın mastürbasyon sahnesiydi..
Bunu izlerken hemen aklımıza gelen film olan Berlin in Berlin'deki Hülya Avşar'ın müthiş ateşli performansının yanından bile geçemeyecek kadar 'light' ve soğuk kalan bu sahne için film, yine de bir tebriği hak ediyor sanki..



Acılı geçmişinde yaşadığı 'ebeveyn kaynaklı' travmaların etkisini hem kâbuslarında, hem de gerçek yaşantısında hissederek, kafayı yemiş vaziyette, ıssızlığın ortasındaki 'pansiyon' evinde 'yalnız' yaşayan Abbas'ı görüp de, Alfred Hitchcock'un kült filmi Psycho'nun ve kahramanı Norman Bates'in akla gelmemesi biraz zor..

Buram buram 'Oedipus Kompleksi' kokan filme damga vuran bu bariz esinlenme, Abbas'ın hayatına zorla giren Akay'ın dominant karakteriyle birlikte yön değiştirir gibi olsa da filme tamamen hakim olan, anlamsızlıkla karışık amaçsızlık, hükmünü aynen sürdürür..



Sonuç olarak; bir dizi 'cinli-minli' korku filmlerinin senaristi olarak tanıdığımız Alper Kıvılcım, ilk yönetmenliğinde bu döngüyü kırarak farklı bir yol denemek istemiş ve temeli hiç de sağlam olmayan, bu yüzden de etkili olamayan 'psikolojik' bir gerilimi, 'slasher' tadında bazı sahnelerle güçlendirmeye çalıştığı bir işle, karşımıza çıkmış..

Peki.. olmuş mu?.
Olmamış..
İlerisi için bir ışık yakabilmiş mi?.
Belli belirsiz..
O halde ne yapmalı, önümüzdeki filmlere mi bakmalı?.
Keyfin bilir..




Gassal

Senaryo ve Yönetmen: Alper Kıvılcım
Oyuncular: Ayhan Eroğlu, Nilay Olcay, Hatice Yıldız, Mustafa Çelik 
Yapım: 2015, Türkiye

1.5 /




Hiç yorum yok: