12.01.2016

Merve Engin :: Madde 9



Tecavüz, bir yandan kişinin bedeninde gerçekleşen bir eyleme işaret ederken, diğer yandan toplumsal yapılarla bireyler arasında ve bireylerin karşılıklı ilişkilerinde üretilen ve şekil verilen, kadınların toplumsal cinsiyet normlarına uyması yönünde baskı işlevi gören bir "iktidar tekniği" olarak gerçekleşir. 
Zira iktidar, kendinden menkul bir oluşum olarak değil fakat toplumsal ve hukuki süreçlerle normalleştirilmiş ve / veya baskı altına alınmış bedenler aracılığıyla işler. 
Tecavüz; eril iktidar, devlet iktidarı, yasalar ve üretim ilişkilerinin işleyişleri ve tarihsel etkileşimlerine içkin bir kavram olarak, söz konusu hiyerarşik ilişkileri yeniden üreten bir silah işlevi görür.         

Merve Engin, kendisinin yazdığı “Madde 9” ile hayatımızın tam ortasında ki bildiğimiz kadını; mecbur bırakıldıklarıyla, kasının kuvveti az diye susturuluşlarıyla yeniden bizimle tanıştırıyor.

(IX.  Yargı yetkisi 
MADDE  9. – Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır.)

Oyunun mmnkmrtb notu ::

Sahnede dekor niyetine bir sanık kürsüsü ve kürsünün arkasında ayakta durup biz seyircilere doğru bakarak konuşan bir kadın..
Evet, bu bir mahkemedir; yargılanan kişi de, ona hem evlenmeden önce, hem de 'mecburi' evlilikten sonra, akla gelebilecek her türlü zulmü yaşatan kocası olacak iğrenç yaratığı -hiç de hesapta yokken- öldürmüş bir kadındır..


Kadının bize doğru bakarak konuşmasının nedeni, sanığı yargılayan bir hakimin biz seyircilerin arasında yer almasıdır..

Oyun başlar.. Tiyatro salonu, bir mahkeme salonuna; sahnedeki oyuncu, yıllar boyunca bir erkeğin şiddetine maruz kalmış 'masum' bir katile; seyirci ise hakime, savcıya, avukata, duruşma izleyicisine ve nihayet bir ülke halkına dönüşür..

Kadın tüm samimiyetiyle anlatır yaşadıklarını; arada bir ona uyarılarda falan bulunan hakime anlatır gibi değil de, birkaç samimi arkadaşıyla sohbet edermiş gibi konuşur..
Acı acı gülümseyerek konuşur, hüzünlenerek konuşur, ağlayacak gibi olur, bir kadın olarak kısıtlanmasına kızar umarsızca, onu anlamaya yanaşmayacaklarından emin olduğu için de susar gibi olur, içinden yükselen isyanına set çekercesine devinir bazen, ama yine de konuşur, konuşur..

Normal her insan gibi- sadece sevmek, sevilmek, mutlu bir hayatı yaşamak için çıktığı yolda bir 'kötü'den aldığı darbeyle tüm umutları yıkılmıştır genç yaşta; ama yine de dimdiktir duruşu, haksızlığa karşı yükselen sinirini alaycı tavrıyla gizler sanki -bir nevi- işi deliliğe vurmuştur..

Duruşma öncesi çıkarılan kelepçenin tekrar bileklerini sıkarak, canını acıtacağından emindir 'zavallı' kadın..
O bir kadındır sonuçta, canının yanması onun adeta kaderidir..
Canını yakan bir erkekten kurtulmuş, erkeğin en büyük, en güçlü, en zalim temsilcisi devlet baba, hemen onun yerini almıştır bile..

Sonuçta bir koca katili olan bu kadını en ağır biçimde cezalandırmaya hazır hakimden de, toplumdan da asla af dilemez o; sadece kendisini dinlemelerini ve -mümkün olursa eğer- anlamalarını ister sadece, onu ve de ona benzer milyonlarca kadının yaşadığı acıların farkına varılmasını ister..


Sinemada 'kısa film' oluyor da tiyatroda 'kısa oyun' olmaz mı?.
Otuz dakika kadar süren bir oyun olan Madde 9'un, başarı yolundaki handikapı sadece kısa olması değil..
Oyuna bir çerçeve oluşturma işlevi gören Hakim Bey'e rağmen- 'tek kişilik' bir oyun olması; maalesef ki artık, gazete haberlerinde bile yer bulamayacak kadar sıradan, devamlı bir yenisinin yaşandığı, sürprizsiz bir öyküye sahip olması falan..

Bu mini oyunu -mümkün olduğu kadar- doyurucu ya da başarılı kılacak biricik unsur, oyunculuk olabilirdi; ki bu sır da Merve Engin'in üstün performansında gizliymiş meğer..

Melis Öz’ün yönettiği bu oyunu yazıp oynayan Merve Engin, kendi bedeninin sahibi olamayan, sevgisine tecavüzle yanıt alan, istemediği çocuğu doğurmak zorunda bırakılan, tecavüzcüsüyle evlendirilerek, hep yaşadığı 'sevgili' zulmü, 'koca' dayağı biçimine dönüştürülen bir kadını oynamıyor da yaşıyor sanki!.

Kara yazgısını, yoğun acısını, kara mizahın acı sosuyla yoğurarak haykıran bu 'sahici' kadına, tüm ezilen kadınlar adına kulak verelim lütfen; oyunun -dengesi yerinde- metnini, doğaçlama konuşma doğallığında seyirciye aktararak, ilgiyi bir an bile düşürmeden sunan bu sanatçı kızımızı da alkışlayalım..

3 / 5


(Madde 9'u 13 ve 27 Ocak günleri saat 20:30'da Tiyatro Tatavla'da seyredebilirsiniz.)


http://tatavlasahne.com/



Hiç yorum yok: