24.09.2016

Rauf



35. İstanbul Film Festivali'nin Ulusal Yarışma bölümüne katılan ve Onat Kutlar anısına verilen Jüri Özel Ödülü’ne layık görülen Rauf'un  senarist ve yönetmenleri Barış Kaya ile Soner Caner, film ve festival ile ilgili soruları yanıtladılar..

Filmin öyküsü

Film adını aldığı 9 yaşındaki kahramanı Rauf'un hikâyesini anlatır.
Bir köyde, görünmeyen bitmez bir savaşın gölgesi altında yaşayan Rauf sevdiği kız için pembe rengi bulmak üzere bir yolculuğa çıkar.
Kız, Rauf'un yanında çıraklık yaptığı marangozun 20 yaşındaki kızıdır. Rauf için pembe, hayallerindeki aşkın rengidir; umut etme cesaretinin ve hiç görmediği barışın rengidir.
Pembeyi arayışı kızı gülümsetme arzusuyla başlar, fakat gri bir dünyada yaşayacağı deneyimler Rauf'a siyah ve beyazı öğretecektir.






Rauf 

Yönetmen: Barış Kaya, Soner Caner
Senarist: Soner Caner
Oyuncular: Alen Hüseyin Gürsoy, Yavuz Gürbüz, Şeyda Sözüer, Muhammed Ubiç, Veli Ubiç
Görüntü Yönetmeni: Vedat Özdemir
Kurgucu: Ali Emre Uzsuz, Ahmet Boyacıoğlu
Özgün Müzik: Ayşe Önder, Ümit Önder
Yapımcı: Burak Ozan, Kazım Uğur Kızılaslan
Yapım: 2016, Türkiye, 93´




Filmin mmknmrtb notu ::

Cahil, bilinçsiz çocukları propagandayla kandıranlara lanet olsun o ayrı- ana dili bile inkâra uğramış halkına zulmü lâyık görenlere karşı bilinçlenerek, kendi inisiyatifiyle isyan eden, isyanını haykırmak, mücadele etmek için de dağa çıkan gençlere laf söylemeye kimin ne hakkı var!.




Kahrolmuş bir anne-babanın, geriye ölüsü dönen çocuklarını gömebilmek için, marangoz çırağı bir çocuğa tabut ısmarlamasını normalleştiren şu düzene de bin lanet olsun!.

Terörist diyerek canavarlaştırdığımız her gencin bir ailesinin olduğu, onun geleceği yollara yıllarca gözünü dikip ağlayarak bekleşen birer anası, babası olduğu gerçeği, neden hiç aklımıza bile gelmiyor!.



Rauf, üç beş tuzu kuru, ensesi kalın herifin keyfi kararlarıyla, istendiği zaman sönümlenen, keyifleri öyle istediği zaman da, çıkardıkları yangının alevleri tüm memlekete yayılan pis bir savaşın gürültüsü içinde duyulamayan, görülemeyen ve hissedilemeyenlere ses olmaya çalışıyor..




Aşk ve savaş dahil- çevresinde olan biten her şeye çocukların gözünden bakmaya çalışan, ama bunu yeterince başaramayan, ara ara ajitasyona başvurmaktan da kendini alamayan, vasat bir ilk film bu..

Bu pis savaşı tezgâhlayanlara lanet etmek, ilk fırsatta da dünyayı dar etmek varken, onun zavallı "KURBANLAR"ına mukaddeslik payesi vermek -mesela- tabutlarının üzerine çiçekler yağdırmak falan, sadece bu iğrenç savaşı kutsallaştırıp meşrulaştıracaktır; lütfen bunu da unutmayalım..  




2.5 / 5




Hiç yorum yok: