2.05.2016

The Huntsman: Winter War / Avcı: Kış Savaşı



Avcı: Kış Savaşı filminde Pamuk Prenses’in öncesindeki hikayeyi keşfedin.
Chris Hemsworth (Thor ve Avengers  serileri) ve Oscar ödüllü Charlize Theron (Mad Max: Fury Road, Prometheus), Pamuk Prenses ve Avcı filmindeki rollerine geri dönerken kendilerine Emily Blunt (Sicario, Into the Woods)  ve Jessica Chastain (The Martian, Zero Dark Thirty) eşlik ediyor.

Theron, iyi kız kardeşi Freya’ya (Blunt) ihanet eden kötü kraliçe Ravenna rolünde.
Affedilemez bir hareketle sahip olduğundan haberdar olmadığı buz gücünü salar ve Freya’nın kalbini sevgiye karşı dondurur.
Kuzey’deki bir krallığa çekilen Freya, koruyucuları olarak Avcılardan oluşan ve tek kuralı içlerinden kimsenin birbirine aşık olmaması olan bir ordu yetiştirir.

İki kraliçe arasında hükümdarlık savaşı tırmanırken, aralarında duran kahraman, Freya’nın en seçkin Avcısı Eric’tir (Hemsworth).
Eric, kalbini ele geçiren tek kadın olan savaşçı Sara (Chastain) ile birlikte Freya’ya kız kardeşini yenmesi için yardım etmelidir.
Yoksa Ravenna’nın kötülüğü sonsuza dek egemen olacaktır.


Cedric Nicolas-Troyan’ın (Karayip Korsanları serisi, Pamuk Prenses ve Avcı) yönettiği, efsanevi destanın, nefes kesen başlangıç bölümünde ekibin başında bir kez daha yapımcı Joe Roth (Malefiz, Alis Harikalar Diyarında) yer alıyor.

Aksiyon macera filmininin kadrosunda ayrıca, atılgan cüce Nion rolünü tekrar canlandıran NICK FROST (Hot Fuzz) ve krallığın sadık bir hizmetkarı rolüyle Prens William’ı yeniden canlandıran SAM CLAFLIN (The Hunger Games serisi) yer alıyor.
Kadroya sihirli ülkenin en nahoş karakterlerinden biri olan Gryff rolüyle ROB BRYDON (Cinderella), akla gelebilecek en sert cücelerden biri ve Gryff’in zıttı olan Bayan Bromwyn rolüyle SHERIDAN SMITH (TV’den Mrs. Biggs) ve Bromwyn’in tatlı ama güçlü yardımcısı Doreena rolüyle ALEXANDRA ROACH (The Iron Lady) da katılmış.

Nicolas-Troyan’ın başarılı yaratıcı ekibinde görüntü yönetmeni PHEDON PAPAMICHAEL (Nebraska, Sideways), yapım tasarımcı DOMINIC WATKINS (Pamuk Prenses ve Avcı, United 93), kurgu CONRAD BUFF IV (Titanic, Rise of the Planet of the Apes), üç Oscar ödüllü kostüm tasarımcı COLLEEN ATWOOD (Chicago, Alice in Wonderland), görsel efektler süpervizörü PAUL LAMBERT (Oblivion, Gone Girl) ve sekiz Oscar adaylığı bulunan besteci JAMES NEWTON HOWARD (The Hunger Games series, Pamuk Prenses ve Avcı) yer alıyor.
EVAN SPILIOTOPOULOS (gelecek film Beauty and the Beast) ve CRAIG MAZIN (The Hangover serisi) tarafından yazılmış olan EVAN DAUGHERTY (Divergent) tarafından yaratılan karakterlerden uyarlanan Avcı: Kış Savaşı filminin sorumlu yapımcıları SARAH BRADSHAW (Maleficent) ve PALAK PATEL (Pamuk Prenses ve Avcı).

YAPIM HAKKINDA

Pamuk Prenses’ten Önce: Avcı: Kış Savaşı Başlıyor

2012 yılında Pamuk Prenses ve Avcı filmi, klasik bir hikayeye karanlık ve epik bir yaklaşımla, masal türüne yeni bir soluk getiriyordu.
Kristen Stewart, Chris Hemsworth ve Charlize Theron’ın rol aldığı film tüm dünyada 400 milyon dolara yakın hasılat yapmış ve izleyicileri memnun etmişti.

Söz konusu karanlık hayal dünyasına geri dönüşü düşünme vakti geldiğinde yaratıcılar hayal kurmuş, yapımcılar da Eric’in geçmişine ve trajik ölümüne değinen, orijinaline yakın bir hikaye olmasını istemişler.
Avcı, Hemsworth’ün usta ellerinde çok popüler bir karakter olduğunu kanıtlamış ve yeni yaratılan bu evrende iki paralel hikaye olması fikri projedeki herkese çekici gelmiş.
Seriye farklı bir açıdan bakma fırsatı, yapımcılara ilk filmin başarısı üzerinde düşünme ve geliştirilecek alanları belirleme fırsatını sunmuş.

Maleficent ve Oz the Great and Powerful gibi masalların yeniden yapımını gerçekleştiren ve bu alanda benzersiz bir uzmanlığa sahip olan yapımcı Joe Roth şunları söylüyor; “Bu filmin ilki kadar karanlık olmasını istemedik. Ayrıca romantizmin de yer almasını istedik.”

Evan Spiliotopoulos ve Craig Mazin’in yazdığı, Evan Daugherty’nin karakterlerinden uyarlanan senaryo tam da bunu yapıyor.
Eric’in lanetlenmiş, tek ve ilk aşkını, nasıl bir araya getirildiklerini ve birbirlerinden nasıl ayrıldıklarını anlatıyor.
Bu evrende geçiyor ve ilk maceraya gizemli biri olarak değil de tümüyle planlı olarak gelen Avcı’nın çıkış hikayesine de katkıda bulunuyor.

Kötü Kraliçe Ravenna’nın yenilgisiyle, krallıktaki herkes adaletli Kraliçe Pamuk Prenses’in hükümdarlığı altında mutlu yaşamaktadır.
Ama sihirli aynayı saraydan dışarı sürdüğünde ve ayna kaybolduğunda Prens William onu geri getirmesi için sadece bir kişiye güvenebilir; Avcı Eric’e.
Eric, Ayna’nın gücünü karanlık ellerden uzak tutmaya ve çalınmasından kimin sorumlu olduğunu çözmeye çalışırken geçmişinden hayaletler gelir ve hayatının en büyük macerasıyla yüzleşir.

Hemsworth, başlangıç hikayesine yönelmesinin filmde yer alan temalarla ilgili olduğunu söylüyor. “Sevginin olmadığı yerde hayatta kalamayız. Bu film de sevginin Eric için anlamını ve uğrunda neler yapabileceğini sorguluyor.”



Oyuncu, ilk filmin başarısının sadece Pamuk Prenses masalına aşina olmamızla ilgili olmadığını, ayrıca bir zamanlar saf olan bir masal kızını inandığı şey uğruna savaşan güçlü bir savaşçıya dönüştürmesiyle de ilgili olduğunu düşünüyor.
“Bu filmde aynı dünyada kalsak da havasını birçok yönden aydınlatma şansımız oldu. Estetik yönü geliştirildi.”

Yapım ekibi açısından bu bölümün izleyicilere daha fazlasını göstermesi önemli olmuş.
Aslında hikaye bulmacanın her zaman orada olan ama şimdiye kadar bilinmeyen başka bir parçasını anlatıyor.
Nicolas-Troyan şunları söylüyor; “Bu dünyanın en güzel yanı muhteşem bir şekilde arada olması. Tamamen bir hayal dünyası değil, tamamen tarihi bir dünya değil. Sahte tarihi bir dünyaya demir atmış, içine sihir, romantizm ve birçok şeyi ekleyebiliyorsunuz.”

Hemsworth’ün Eric karakterinde usta bir savaşçı, ormanların adamı, sadık ve gerçek olan ama duygularını dünyayla hemen paylaşmayan birini gördük.
Avcı: Kış Savaşı, Eric’in geçmişini inceliyor ve hiç yalnız olmadığını öğreniyoruz.
Aslında hayatı boyunca savaşıyor. Önce Ravenna’nın kız kardeşi Freya için.
Ravenna, kötü bir ruh yiyicidir ve avının yaşam gücünü tüketmek için kara büyülerini kullanıyor.
Küçük kız kardeşi Freya iyi bir kar ve buz kraliçesi ve yıllar içinde Ravenna’nın iktidara gelişini sessizce izlerken kendi buzdan krallığını kurar.
Kötü ve güce aç Kraliçe Ravenna, Buz Kraliçesi’ne unutulmaz bir hareketle ihanet eder.
Kalbi kırılan Freya evden kaçar ve kalbi kadar soğuk bir krallık kurar. Kendisine bir daha kimse dokunamaz ve küçük yaşta ailelerinden alınan Avcılardan oluşan bir orduyu bir araya getirerek güvenliğini sağlamıştır ve ne o ne de askerleri bir daha aşk acısı çekmeyecektir.

Eric de öyle bir çocuk askermiş ve kraliçesine inanmaya ve onun için savaşmaya şartlanmış.
Ama Freya’nın kalbindeki acıyı tam olarak fark edemeyecek kadar küçükmüş.
Ama Sara’yla tanıştığında ve birbirlerine aşık olduklarında –Freya’nın krallığında yasak olan bir şey- kısa sürede bazı şeylerin güçten ve hakimiyetten daha önemli olduğunu kısa sürede fark etmişler.

Roth şöyle anlatıyor; “Freya’nın teması; aşk öldürür. Ama onun tüm uyarılarına rağmen Eric ve Sara birbirlerine karşı olan çekime engel olamazlar. Film, Freya’nın engel olmak için her şeyi yapacağı gerçeğine rağmen Eric ile Sara’yı nasıl bir araya getirebiliriz konusuna dönüşüyor. Ne de olsa masallarda aşk her şeyin üstesinden gelir.”

“Eric’i Pamuk Prenses ve Avcı’da ilk gördüğünüz zaman sarhoş ve kayıp biriydi.” diyor Hemsworth.
“Karısını kaybettiği için umutsuzluk ve acı içinde yaşıyormuş. Pamuk Prenses’le tanıştığında yeniden doğuyor ve bu yüzden de bu filmde onu gördüğünüzde yeniden kendisini bulmuş ve ıssız bir yerde sakin bir yaşam sürüyor.”

Ama kısa bir süre sonra bir kez kraliçeye yardım etmeye sürükleniyor ve farkında olmadan geçmişiyle de yüzleşiyor.
Yapımcıların Eric’in hikayesini anlatması için iyimser, vizyon sahibi ve yaratıcılığa sahip bir yönetmen bulmaları için fazla uzağa gitmelerine gerek kalmamış.
İlk filmde göz alıcı görsellerde etkili olan saygın görsel efektler süpervizörü Cedric Nicolas-Troyan uzun zamandır bir gün kendi filmini yönetme arzusu içindeymiş.
“Bu filmde yönetmenlik denemesi yapma görevinin verilmesi hiç aklıma gelmemişti. İlk iş olarak bu ölçekte bir filmin verileceğini hiç düşünmemiştim. Ama ilk teklifi aldığımda çok mantıklı geldi. İlk filmde çalışmış olduğum için bu yuvaya dönüş gibi oldu.”

Hemsworth, yapımcıya uzun süredir hayranmış, bu yüzden de yapımcıların teklifi geldiğinde övgülerini hiç esirgememiş.
“İlk filmi düşündüğümde hikaye anlatımında çok başarılıydı ve onun için sadece görsel estetik önemli değildi.”
Nicolas-Troyan şöyle söylüyor; “Görsel efektlerden çok hikayeyle ve karakterlerle ilgiliydim. Şimdi kadromla doğrudan çalıştığım için en önemlisi duygular.”

Roth için Nicolas-Troyan’ın ilk denemesi oluşu sete taşıdığı tecrübeye ve bilgeliğe çok az yansımış.
“400’den fazla film izledim ve kimin yapıp kimin yapamayacağını hemen anlarsınız. Cedric’te her zaman tecrübeli bir yönetmen gibiydi. Önüne koyduğumuz oyuncunun düzeyinden hiç korkmadı. Açık oluşu ekibin çok sevdiği bir özellik. Onunla her konuda konuşabiliyorlar ve gerçek bir bakış açısına sahip.”

Yönetmen bu evrenin çekiciliğinin gücünden kaynaklandığı kadar duygularından da kaynaklandığı konusunda Hemsworth’a katılıyor. Nicolas-Troyan şunları söylüyor; ““Konu dünyayı kurtarmak değil. Bu film duygu yüklü ve bir aşk hikayesi. Filme dünyadaki tüm canavarları ve güzel görüntüleri koyabilirim ama günün sonunda beyaz perdedeki karakterlerden ve yaptıklarının duygusal içeriğinden heyecanlanmam. Tutunacak hiçbir şeyim olmaz.”

Bu durum özellikle başkarakter düşünüldüğünde doğru oluyor. Nicolas-Troyan şunları söylüyor; “Bu filmde önemli olan Avcı karakterine biraz daha bilinmezlik katmaktı.  Artık değişmiş, aynı adam değil. İlk filmdeki cüceleri çok sevmiştim ve bunu genişletmek ve dünyaya biraz daha mizah katmak istedim.”

Kraliçeler ve Avcı : Sihirli Dünyayı Genişletmek

İlk filmde birinci sınıf oyuncuları bir araya getirmek zor olmuş.
Ama Avcı Kış Savaşı için bir araya getirilen oyuncu kadrosu daha da görkemli.
Chris Hemsworth, Charlize Theron ve Nick Frost inşa edilmesine yardımcı oldukları evrene geri dönüyorlar.
Kendilerine bu filmde Jessica Chastain, Emily Blunt, Rob Brydon, Sheridan Smith ve Alexandra Roach gibi isimler de eşlik ediyor.

Nicolas-Troyan şunları söylüyor; “Hepsi sanatçı. Bu düzeyde oyuncularla karakterleri hakkında konuştuğunuzda hepsi ilgilenir. Bir yönetmen olarak onlarla birlikte çalışmak bir heyecan. Duygusal sahneleri resimli taslağa aktarmamak gibi bir yaklaşımım vardır. Akışı oyunculara bırakmayı ve onların neyle geldiğine bakmayı tercih ederim. Bunu yapabilen çok fazla oyuncu yoktur. Ama bu kadro yapabilir.”

Hemsworth, her zaman Eric’in geçmiş hikayesini incelemeye ilgi duyduğunu kabul ediyor.
“Pamuk Prenses ve Avcı’da onu ilk gördüğümüzde neden sarhoş ve ümitsizdi. Bu hikayede bunu öğrenmek bana çekici geldi.”

İlk filmin vizyona girişinden bu yana geçen zamanda Thor ve Yenilmezler serisinde hiç de küçük olmayan rolleri ile dönem efsanesi Rush ve Ghostbusters’ın gelecek yeni yapımındaki rolleriyle Hemsworth’ün yıldızı daha da yükselmiş.
Kendisini ilk filmde kadroya seçen Roth şunları söylüyor; “Chris’i ilk gördüğümde bir yıldız olacağını biliyordum. Açık ve etrafınızda olmayı isteyeceğiniz iyi biri olma özelliklerini taşıyor.”

Theron için Hemsworth’le yeniden bir arya gelmek hiç zor olmamış. Şunları söylüyor; “Birkaç yıl sonra bir araya geldiğinizde oyuncu hakkında çok şey anlatıyor. Sanki bir gün önce görüşmüşsünüz gibi oluyor. Çok tutarlı biri çünkü gerçekten göründüğü gibi biri. İşini anlayan ve nasıl keyif alacağını bilen harika biri. Sizi etkiliyor.”

Gerçek aşkı Sara rolünü Hemsworth’le birlikte canlandırabilecek, onunla eşit düzeyde birini bulmak belki de yapımcı için en büyük zorluk olmuş.
Aslında Eric’inki gibi doğru bir kalbi olan muhteşem bir savaşçı olan Sara için gerçek güce sahip bir oyuncuya ihtiyaç varmış.
Sara, Eric’in ayrı geçirdikleri onca yıl boyunca kendisine sadık kaldığına inanmayı imkansız buluyor ve bir zamanlar yaptığı şey için onu affetmeyi reddediyor.
Kendisine başka seçenek bırakılmayınca epik bir yolculukta ona eşlik ediyor ama ona tekrar güvendiği anda boynuna bıçak doğrultabilir. Rolü canlandıran Chastain şöyle anlatıyor; “Sevilmeye değip değmediğini çözmeye çalışıyor. Bu onun için büyük bir engel ve atlatması gereken çok fazla güven sorunu var.”


Chastain, Sara’nın yolculuğuna hemen tepki verdiğini kabul ediyor. “Başladığı ve bittiği yer hoşuma gitti. Sakladığı sırları da sevdim. Daha önce hiç oynamadığım bir karakterdi. Fizikselliğinden hoşlandım. Karanlık ve ağır çok film yaptım bu yüzden iyi zaman geçirdiğim bir film yapmak istedim. En çok eğlendiğim film bu olabilir.”

Chastain’e yaklaşım Londra Eleştirmenler Birliği Sinema Ödülleri’nde başlamış.
Hemsworth ve Chastain aynı menajere sahip ve Hemsworth de karakteri söyleyince senaryo göndereceğine söz vermiş.
Hemsworth’e göre oyuncunun ilk sorusu “Bu filmde birilerine tekme atacak mıyım?” olmuş.

Hemsworth şöyle söylüyor; “Bu filmde geçmişte yaptığından çok daha fazla tekme atıyor. Filmdeki sahnelerimin çoğu Jessica’yla. Çok iyi bir mizah anlayışı var ve karşılıklı çok şakalaştık. Bazen kardeş gibiydik. Birbirimizi tamamladık ve çok eğlendik.”

Nicolas-Troyan şunları söylüyor; “Jessica, çok çeşitlilik katıyor. Sara, daha önce canlandırdığı bir karakter değildi ama elinden geleni yaptı. Antrenman yapmak ve hazır olmak istedi. Sete bütün programını bilerek geldi ve hepsi görülüyor. Dönüyor, tekme atıyor, bıçak çeviriyor ve çok sevdi. O sahneleri birlikte çekerken çok keyif aldık.”

Chastain için dinlemeye açık bir yönetmene sahip olmak önemliymiş. “Büyük bir fantastik film yaptığınızdan ve kendi gerçekliğinizin bir kısmını kaybedeceğinizden endişe ettim. Bir karaktere yaklaşırken en çok önem verdiğim şey gerçekliktir. Ama Cedric beni dinledi ve ilham verdi. Karakterimi yeni bir yöne götürecek bir şey söylüyordu. Bir soru sorduğumda dinliyor ve üzerine bir şeyler ekliyordu.” diyor.



Theron, ilk bölümde Kraliçe Ravenna yorumuyla muhteşem bir etki yaptığı için kısa sürede Hemsworth’ün hayatının düşmanı olduğu anlaşılan kız kardeşi Freya’yı oynayabilecek bir oyuncuyu bulmak zor olmuş.
Yapımcılar Blunt’a ulaşmış ve o da hemen yanıt vermiş.
Blunt şunları söylüyor; “Freya ilginç bir kötü karakter. Çünkü filmin başında tanıştığınız kişi çıkmıyor. Onunla tanıştığınızda son derece kibar biri. Yanlış adama aşık olmuş genç bir kız ama sonra çocuğunu kaybediyor ve üzüntüyle ve verdiği kayıpla o kadar sertleşiyor ki gücünü keşfediyor. Saçları beyazlıyor, teni bembeyaz oluyor ve her şeyi dondurma yeteneğini keşfediyor.”

Öyle bir ihanetten sonra Freya, sevginin kötü ve berbat bir şey olması gerektiğine karar veriyor.
Dünyadan söküp atmaya karar veriyor.
Çocukları ailelerinden kaçırıyor ve onları sevginin tehlikeli olduğuna inandırarak yetiştiriyor.
Blunt şunları aktarıyor; “Bence onları çocuk ordusuna koyarak ve sevgisiz yetiştirerek o çocukları koruduğunu sanıyor. Onları kendi yaşadığı yıkımı yaşamaktan koruyor.”

Nicolas-Troyan da şunları ekliyor: “O kötü bir karakter değil, çünkü güç ve egemenlik istemiyor. Daha karmaşık biri bu çocukları büyük savaşçılar yaparak onları koruduğunu düşünüyor. Onları bildikleri ve sevdikleri her şeyden koparmanın ne kadar acımasız bir şey olduğunu fark etmiyor.”

Oyuncu biraz şakalaşarak şunları söylüyor; “Freya muhtemelen çocuğunuz için isteyeceğiniz en ürkütücü anne figürü.”

Blunt, Edge of Tomorrow gibi filmlerle izleyicileri etkisi altına almış bir oyuncu olarak aksiyon maceraya yabancı olmasa da daha önce araştırmadığı bir karakteri oynama fikrinden etkilenmiş.
“Çok güzel yazılmıştı. Freya duygusal açıdan karmaşık bir kötü. Rolün dişlerimi geçireceğim ve beni esnetecek bir rol olduğunu biliyordum.” diyor.
Hemsworth, Freya’nın kız kardeşinden çok farklı olduğunu söylüyor;
“Ravenna’nın tavrı çok tehditkar ve merhametsiz. İçinde bir gram insanlık yoktu. Emily’nin Freya’ya yaptığı, umutsuzca inkar etmeye çalışsa da içinde bir kalp kalıntısı olduğunu göstermek oldu. Sürekli sıcaklığı itiyor ve kız kardeşinin kendisine sunduğu propagandaya inanmaya çalışıyor.”

Bir anlamda içindeki insanlık kalıntısı onu daha da tehditkar yapıyor. Hemsworth şöyle anlatıyor; “Tamamen farklı bir açıdan tehdit ediyor. Manipülatif çünkü, Freya bir an için çok kibar olabilirken sonra bir anda vurabiliyor.”


Theron’ın Ravenna’sı ilk filmde çok popüler bir kötü karakter olduğunu kanıtlanmıştı ve öldüğüne inanmış olsak da onu bu resme koyma fikri herkesin kabul ettiği bir şeydi.
Bunu en çok da Kötü Kraliçe olmaktan zevk alan Theron istemiş. “Ravenna’nın sevdiğim yanı bir bilmece gibi olması. Kesinlikle ilerledikçe keşfediyoruz ama o bu hayatın ve insanlara bu şekilde davranmanın normal olduğu şartlardan gelen biri. Kendisine fazla seçenek sunulmamış. En büyük düşmanı kendisi.”

Theron, Ravenna’nın bozuk doğasını sevdiğini kabul ediyor ve şöyle söylüyor; “Özünde inanılmaz bir korkuyla çalışan bir kişi.”
Onu geri getirmek ilk göründüğünden daha kolay olmuş. Çünkü hikaye Pamuk Prenses ve Avcı’dan önceki ve sonraki olayları kapsıyor.
Theron şöyle söylüyor; “Yazarlar onu geri getirmek konusunda muhteşem bir fikirle geldiler. Benim için hemen ilginç bir hal aldı.”

Nicolas-Troyan şunları aktarıyor; Bu filmde Ravenna aslında iki farklı karakter. Onu ilk filmdeki olayların öncesinde ve kötü olarak görüyoruz. Ama insanı yanı da yok değil. Ravenna’yla daha çok bağ kuruyoruz. Filmin ikinci bölümünde ilk filmdeki olaylardan sonra geri geliyor. Tamamen farklı bir karakter çünkü ölmüş ama ruhu, karanlığı ve sihri kalmış.”

Hemsworth, Theron’ın yeniden havaya girmenin kolay olduğu yorumlarına katılıyor. “O ilişkiyi ilk filmde kurduk. Bu yüzden bıraktığımız yerden devam edebildik. Geri geldiği ve yeniden rol alacağı için çok heyecanlıydı.”

Roth şöyle söylüyor; “Charlize bu filmde de çok harika bir kötü karakter. Bir kısmı ilk filmden önce geçen bir hikayeyi anlatırken tanımadığı insanlara karşı değil, ailesindeki insanlara karşı da harika bir kötü oluyor.”

Blunt şunları söylüyor; “Charlize’in yanında olmak muhteşemdi. Güç veren biri. Aynı havayı solumak ilham veriyor. Set dışında kurduğumuz eğlenceli bir ilişki ve bir kardeşlik bağı vardı ve bu kameraya da kesinlikle yansıdı.”

Bu üç ana kadın rolün oyuncu seçimi yapımcıların özellikle kadınlar için güçlü ve karmaşık karakterler yazmaya verdikleri önemi gösteriyor. "Chris’le çalışmanın yanı sıra filmi yapmak istememin ana sebeplerinden biri de kadınlar için olağanüstü roller sergilemesiydi.” diyor Chastain.
"Senaryoyu aldığımda Charlize ile Emily’nin bağlanmış olduğunu biliyordum. Ben setteki tek kadın olmaktan yoruldum. Hikayeler, hatta bunun gibi fantastik hikayeler bile dünyamızı temsil etmeli. Bu filmde yer alan muhteşem kadın rollerinden gerçekten çok memnundum.”

Theron şunları söylüyor; “Daha önce Jessica ve Emily gibi iki güçlü oyuncuyla birlikte rol almamıştım. İkisi de dikkatli olmamı sağladı ve deneyimin unutulmaz olmasını sağladılar. Kadınların gerçekçi bir şekilde yazıldığı malzemelerle karşılaşmak her zaman çok hoş. Bence sinema, kadınların büyük hikayeleri taşıyabildiği ve erkekler kadar karmaşık ve çatışmacı oldukları o filmlerden uzaklaştı. Son on yıldır bu durumun yavaş yavaş geri dönüyor olması çok güzel. İnsanlar da bundan duygusal olarak etkileniyorlar.”

Nicolas-Troyan da şunları ekliyor: “Bu kadın odaklı bir film. İlkinden bile daha fazla. Jessica’nın karakterinin en güzel yanı Avcı’nın kendisine kurtarmasına ihtiyacı olmaması. Birbirlerinin yanında olup yan yana dövüşebilirler, ama ikisi de aynı oranda güçlü ve birlikte daha da güçlüler.”

Mizah Molası : Cücelerle Tanışın

Pamuk Prenses ve Avcı’da yeninden tanıştırılan en popüler karakterler arasında Ray Winstone, Ian McShane ve merhum Bob Hoskins gibi başarılı oyuncular tarafından canlandırılan yedi cüce de bulunuyordu.
Son derece popüler olmuşlardı ve bu hikayede daha yoğun bir şekilde sunulmaları ve bir cüceyi neyin harekete geçirdiğini öğrenmek bilinçli bir karar olmuş.
Cücelerin yeni bölümdeki rolleri kesinmiş ve yapımcılar orijinal filmde Nion’u canlandıran Nick Frost’u geri getirmişler.
Frost şöyle anlatıyor; “Bir cücenin bakış açısından farklı çünkü bu sefer doğrudan içindeyiz.”
İlk filmde, dışa dönük, komik ve Beith’in sağ kolu olan Nion, Eric’e ve hareketlerine uzun zamandır güvenmeyen, cüce üstünlüğünün hararetli bir savunucusudur.
Yine de hazinelerin vaadiyle Sihirli Ayna’yı Yasak Orman’a getirmek üzere Eric’le birlikte yola çıkar.
Rob Brydon’ın canlandırdığı Gryff karakteriyle yeni bir cüce dahil oluyor.
Nion, geçen birkaç yılda yumuşamış olsa da aynısı yol arkadaşı Gryff için söylenemez.
Sinirli, kaba, ikiyüzlü ve açgözlü olan Gryff cücelere kötü laf getirmek için elinden geleni yapıyor.
İkisi de İngiltere’de komedi oyuncusu olan Brydon ve Frost rahat bir ikili rol yaparak filmin havasındaki neşeyi artırmış.
Hemsworth şunları söylüyor; “Rob ve Nick’le birlikte çalışmak çok keyifliydi. Müthiş bir mizah anlayışları var ve sete bambaşka bir enerji getirdiler. Ayrıca benim karakterime de farklı bir enerji kattılar. Aramızda çok hoş bir şakalaşma vardı.”
Şunları da ekliyor; “Onlarla her zaman yakalamaca oynuyorsunuz. Bir esprinin onlardan çıktıktan bir iki dakika sonra bana ulaştığını hissediyorum. Çok hızlı hareket ediyorlar.”

İngiltere içinde ve dışında çok sayıda komedi rolüyle bilinen Brydon, setteki deneyimini şöyle anlatıyor; ”Başından itibaren Chris ile Jessica’nın ne kadar neşeli olduğuna çok şaşırdım. Çok fazla kahkaha vardı. Böyle bir filmde bu çok önemlidir çünkü bir şeyler hazırlanırken çok fazla bekleme olur. Ortamı neşeli tutmak gerekir.”

Frost, ilk filmdeki rolünü sevdiğini belirtiyor. Tabii cüceye dönüşmek için gereken saatler süren makyaja alıştıktan sonra. Karakterine geri dönmek oyuncuya eski bir dostunu yeninden ziyaret etme fırsatı sunmuş.
“O basit bir cüce ve çok fazla gündemi yok. Arkadaşları ve ailesi önemli ve aşkı bulmak istiyor. Ama çok fazla düşünmüyor ki bu da muhtemelen kendisi için iyi bir şey.”
Cücelerin flörtleşmesi ve zıtlıkları insan eşleriyle uyumluymuş.
Frost şöyle devam ediyor; “Kış Savaşı’nda cücelerin yalnız yaratıklar olduğunu öğreniyorsunuz. Aynı cinsiyetten gruplar içinde kalıyorlar. Ama Alexandra Roach’ın canlandırdığı Doreena’yla karşılaştığında ona aşık olur. Bu daha önce hiç bilmediği, kuşatıcı bir duygudur ama bundan korkmaz.”

Brydon’ın Gryff karakteri ise biraz farklıdır.
Galli oyuncu şöyle anlatıyor; “Nion ile Gryff’in ilginç bir ilişkisi var. Gryff yaşça büyük. Nion’un hem annesi hem babası gibi. Rekabetçi olabiliyorlar, çünkü Gryff son derece korkak. Çok yaygaracı ve çok konuşkan, ama hareketlerinden sık sık korktuğunu görüyoruz. Öte yandan Nion aklıyla değil, kalbiyle hareket ediyor.”

Sheridan Smith’in Bayan Bromwyn’i de devreye girdiğinde Gryff de bir çekim hissediyor.
Onunla karşılaştığında kendi zıt eşini mi bulduğunu merak ediyor. Brydon şöyle anlatıyor; “Geleneksel olarak erkek ve dişi cüceler arasındaki ilişki düşmanlık ve karşılıklı hor görmeden ibarettir. Sheridan’ın karakteri (Bayan Bromwyn) Eric’i ilk gördüğünde ondan etkileniyor ama sonunda Gryff’e yöneliyor.”


Sihirli ülkenin en iyi iz sürücülerinden biri olan Bayan Bromwyn’in iki ilgi alanı vardır; hazine ve onu nerede bulacağı.
Altın ve macera dolu bir hayat için erkek cücelere tövbe eden biri olarak gözüne çarpan tek yaratık Eric’tir.
Gryff ile kavgası sonsuza dek süren bir aşk veya onun ölümü olabilir.
Bu noktaya kadar Doreena’nın tatlılığına ve utangaç gülümsemesine kanmamak gerekir.
Onunla karşılaşırsanız o da suç ortağı Bayan Bromwyn gibi sert bir cücedir.
Nion’la karşılaştığı andan itibaren büyülenen Doreena, erkek ve dişi cücelerin her zaman birbirinden nefret etmek zorunda olmadığını kanıtlayabilir.

Seriye yeni katılan biri olarak Brydon’ın cüce olmak için gereken tekniklerle uğraşması gerekmiş.
O, Smith ve Roach, hareketlerinin uygun olması için setteki “Cüce Okulu”na katılmışlar.
Şöyle anlatıyor; “Cücelerin uygun olması için çok çalışma gerekiyor. Son teknoloji bilgisayar efektlerinden basit el numaralarına kadar. Cücelerin fiziksel hareketleri ilk filmde de çalışan ve insanlara hareket öğretme konuşunda çok tecrübeli olan Peter Elliott’tan geldi.”

Yapım için erkek cüce rollerinde tanınmış İngiliz oyuncuların önemli olması kadar, dişi cüce rolleri de önemliymiş.
Smith şunları söylüyor; “Arkadaşlarıma Cüce Okulu’na gittiğimi söylediğimde bana inanmadılar. Peter bir cüce ustası ve bize cüce gibi yürümeyi öğretti. Cüce yürüyüşünü bir kez yapmaya başladığınızda sonlandırmak oldukça zor oluyor. Evde arabadan inip hala biraz salınarak yürüdüğünüzü fark ediyorsunuz.”

“Brydon şunları söylüyor; “Doğru yapmak şaşırtıcı bir şekilde zor ve acı vericiydi. Doğal yürüyüşünüzü değiştirdiğinizde dizleriniz biraz acımaya başlıyor.”

Smith, Bayan Bromwyn’i agresif biri olarak tanımlıyor.
 “Uzun zamandır ormanda yaşıyor ve söz konusu para ve hazine olduğunda çok açgözlü oluyor. Daha önce hiçbir cüceyi canlandırmamıştım ama çok eğlenceliydi. Sabahın üçünde gelip bize kocaman bir alın ve küçük bir burun yapmaları için protez bölümünde oturmamız gerekiyordu. Benim için bu muhteşem kıyafeti Colleen Atwood tasarladı. Korse, deri ve etekten oluşuyor. Kötü bir karakter gibi hissediyorum.”

Oyuncu Brydon’la arkadaşlığı ve beyaz perdede cüce tarzı flörtleşmeyi sevmiş.
“Çok yaramaz biri.” diyerek gülüyor. “Filmde Bayan Bromwyn agresif biri ve Gryff’e biraz zorbalık yapıyor. Ama gerçek hayatta zorba olan Rob. Karşısında ifadesiz bir şekilde durmayı başaramadım. O setteyken hiçbir sıkıcı an yoktu. Bütün ekibi neşelendiriyordu.”

İster cüce ister asil, ister Avcı ister hain olsunlar bütün oyuncular gemilerine kaptanlık eden adamı takdir etmiş.
Hemsworth, sevgi dolu bir şekilde Nicolas Troyan’ın koca çocuk olduğunu söylüyor.
“Enerjisi bulaşıcı. Sürekli araştırıyor. Hiç egosu yok. Cedric, herkesin önerisine açık. Bazı yönetmenler ilk yönetmenliklerinde her soruya bir yanıtları olması gerektiğini düşünüyorlar. Oysa Cedric alçakgönüllü ve çok anlayışlı. Onunla gerçek bir işbirliği yürütebiliyorsunuz.”

Nicolas-Troyan şunları söylüyor; “Rahat bir set ve iyi bir ortam olmasını severim. Süreç keyif vericiyse ve herkes sete adım attığında birbirini görmekten mutluluk duyuyorsa sonuçta iyi olacaktır.”

Kış Dünyasını İnşa Etmek : Aksiyon Macera Tasarımı

Avcı: Kış Dünyası’nın havası ilk filme göre çok daha aydınlık ve bizi son filmdeki karanlık ormanlardan çıkarıyor, renk, sihir, romantizm, aksiyon ve macera dolu bir dünyaya götürüyor.
Göz alıcı setlerle antik dövüş sanatlarından ilham alan yoğun dövüş sahneleriyle, yıllar süren yasak bir aşkla ve iyiyle kötünün epik savaşıyla dolu olan film, izleyicilere özledikleri maceradan ve sürükleyici romantizmden çok daha fazlasını sunuyor.
Eric ile Sara, daha önce bir filmde yer almamış sinsi goblinler, meraklı periler ve fantastik yaratıklarla bu dünyaya sefere çıkarken kötü Ravenna ile iyi Freya karşılaşırken bizlere de bu sihirli evrenin ne kadar heyecan verici olduğu gösteriliyor.

Avcı: Kış Savaşı İngiltere’de Shepperton’da ve Pinewood Stüdyoları’nda 16 haftalık bir sürede çekilmiş.
Ayrıca Somerset’teki Wells Katedrali, Piskoposun Sarayı gibi tarihi mekanlarda da çekimler olmuş.
Bunlara ek olarak İngiltere’nin en güzel yeşil alanlarından bazıları olan Windsor Great Park (Bears Rails, South Forest, Manor Hill, Johnson’s Pond), Frensham Common ile Stockwood ile Puzzlewood’un sihirli ormanlık alanları da kullanılmış.
Bunlar ekibin kayalıklar arasında be ormanda yayılan yolları keşfettiği eşsiz ve büyüleyici mekanlar.
Buraları Eric’in Sihirli Ayna’yı geri alma seferinin heyecanlı bir dönüme ulaştığı Goblin Ormanı için kusursuz bir set olmuş.

Farklı ama tanıdık. Bu bölümün görünümünü tanımlarken slogan bu olmuş.
Nicolas Troyan şunları söylüyor; “Elbette bu ilk filmden farklı. Ama aynı düyada. Rupert Sanders’la benim tarz açısından çok benzer bir anlayışımız var. Ama ben aynı zamanda masaya kendi tarzını getiren görüntü yönetmeni Phedon Papaichael ile de birlikte çalıştım. Çok önemli bir iş ortağı oldu.”

Roth, tasarımda yönetmenin, ilk filmde de aynı kapasiteyle çalışan yapım tasarımcı Dominic Watkins ile birlikte yarattığı İzlanda etkisinden etkilenmiş.
Örneğin normalde geleneksel Ortaçağ avlusunun olduğu yerde bu filmde oldukça büyük bir İskandinav etki var.
“Cedric’in yapmak istediği şey ormandan çıkıp buza girmekti.” diyor Roth.
“Renk paletini bu filmlerde tipik olarak yaygın olan yeşillerden dışarı çıkardık.”

Sanat yönetmeni süpervizörü Frank Walsh şöyle anlatıyor; “Zor olan yanı filmi Pamuk Prenses ve Avcı’da yaratılan türden bir perspektife yerleştirmek, ama aynı zamanda yeni bir dünya yaratmaktı. Freya’nın dünyası filmde dominant bir karakter ve muhtemelen yapının en büyük unsurlarını barındırıyor."

Walsh şöyle devam ediyor; “Tarzının konusu ihanet ve aldatmaydı. Kendisini başka bir dünyaya taşımış. Cedric, kadınsı özellikler uyandıran tasarım konusunda kararlıydı. Genelde beyaz perdede şatolar gördüğünüzde erkek etkisi egemendir.”
Filmin başında Kraliçe Ravenna’nın evinde izleyiciler çok fazla ahşap, güzel detaylar ve ustalık görecekler.

Masal türünün ayırıcı özelliklerinden biri olsa da Avcı Kış Savaşı’nda buz dünyalarına da yeni bir soluk getirmek gerekmiş.
Zor olan genelde fantastik filmlerde sihirli ve bir şekilde tehlikeli bir özelliğe dönüşen buzun nasıl yapılacağı olmuş.
Walsh şunları söylüyor; “Sonunda fazla güzel olmaması konusunda dikkatli olmanız gerekir. Bu filmde gerçeklik hakim. Bu yüzden Sihirli Kış Dünyası yolunu izlemek yerine bu filmde buzu agresif bir biçimde kullandık.”



Nicolas-Troyan’ın görsel efektler geçmişi yapım tasarımında her zaman çok büyük bir rol oynayacaktı ama gerçekliğe katkıda bulunmak için ve oyunculara kullanacakları malzeme vermek için setlerin çoğu elle yapılmış.
Görsel efektler süpervizörü Paul Lambert şöyle anlatıyor; “Kısmen pratik olan bir setiniz olduğunda görsel efektler için büyük bir referans olur. Tamamen yeşil ekrana gitmişseniz herkes için çok daha zorlayıcı olabilir.”

“Şatonun avlusunu yerden 10 metre kadar yukarıya inşa ettik. Asıl şatoysa onlarca metre yukarıda. Tüm alanı hep birlikte tasarladık ve sonra bizim departmanımız açık alanı fiziki olarak inşa etmemiz gerektiğini düşündü. Görsel efektlere geçtiğinde tüm bilgiye ve görsel referansa sahiplerdi.”

Eski görsel efektler süpervizörüyle birlikte çalışmak Lambert’in tecrübesini de artırmış.
“Cedric ne istediğini çok iyi biliyor. Bu filmde de her şeyden biraz var. Bilgisayar yapımı yaratıklar, büyük ortam yapıları ve sihirli efektler var. Onunla ilk kez çalıştım ve muhteşem bir görsel tarzı var. Güzel görüntüleri yaşıyor, soluyor ve hayal ediyor.”

Nicolas-Troyan karakter sahnelerini önceden hayal etmeyi veya resimli taslağa aktarmayı tercih etmese de böyle bir hazırlık aksiyon sahneleri için gerekli.
Tıpkı Goblin Kral savaşında olduğu gibi. Goblinlerle Eric, Sara ve cüceler arasındaki bu savaş basit bir animasyon olarak tümüyle önceden canlandırılmış ve ekibe ve oyunculara aksiyonu üzerine inşa edecekleri yapısal bir referans sunmak amacıyla yeniden oynatılmış. Lambert şöyle anlatıyor; “Çekmemiz gereken sahneleri tam olarak bilmemizi sağlıyor.”
Oyuncular için bu kadar çok yapım tasarımının inşa edilmesi ve bu kadar çok çarpıcı mekanın detaylı bir şekilde giydirilmesi filmin çekim tecrübesini daha da unutulmaz kılmış.
Chastain şöyle söylüyor; “Setlerin göz alıcı olmasını çok sevdim. Böylece başka bir zamanda, başka bir dünyada olduğunuzu hissediyorsunuz. Cedric’in özel efektlerle yaptıklarını görmek için heyecanlanıyorum. Colleen’in kostümlerle yaptığı çalışmaları çok sevdim.”


Filmin mmknmrtb notu :  2.5 / 5



Hiç yorum yok: