9.08.2016

Genco Erkal: Darbe gerekçe gösterilerek muhalif seslerin susturulması mı esas amaç?.



İstanbul Kadıköy Lisesi Okul Aile Birliği, Genco Erkal’ın uyarlayıp yönettiği ve lisenin bahçesindeki tarihi Mahmut Muhtar Paşa Konağı’nda sahnelenen Güneşin Sofrasında Nâzım ile Brecht oyununun; 15 Temmuz’daki darbe girişiminin ardından alınan “güvenlik tedbirleri” gerekçesiyle iptal edildiğini duyurdu.
Genco Erkal yaptığı bir açıklamayla konuyu kamuoyuyla paylaştı.

İstanbul Kadıköy Lisesi Okul Aile Birliği, Dostlar Tiyatrosu’na gönderdiği bir yazı ile etkinlik için yapılan sözleşmenin yasal zorunluluktan dolayı feshedildiğini duyurdu.
Okul Aile Birliği, Milli Eğitim Bakanlığı’nın Emniyet ve Güvenlik Tedbirleri konulu yazısı ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün yazılarına istinaden sözleşmeyi feshettiğini belirtti.

Konuyla ilgili Genco Erkal’ın açıklaması; 

“İstanbul Kadıköy Lisesi Okul Aile Birliği Başkanlığı, okulun bahçesindeki tiyatro faaliyetimizle ilgili sözleşmeyi, Milli Eğitim Bakanlığının Emniyet ve Güvenlik Tedbirleri konulu yazısına dayanarak güvenlik gerekçesiyle feshettiğini bildirdi.

Bu beyan asıl nedeni gizlemek için kullanılan bir kılıftır. İki hafta öncesinden okulda, milli eğitim çevresinden, oyunlarımızı bir an önce kesmemiz istendiği, hakkımızda şikayet olduğu, oyunumuzun “hükümete karşı oluşundan” bazı çevrelerin rahatsız olduğu haberi bana gelmişti.

Ben onlara Nazım Hikmet ile Bertolt Brecht’in metinlerinde hükümet aleyhinde hiçbir atıf olmadığını belirtince, bu sefer benim sosyal medyadaki paylaşımlarımı gündeme getirdiler. Şikayet varmış.

Ben onlara aramızda Ağustos sonuna kadar yazılı bir sözleşme olduğunu, oyunlarımızı ilçe eğitim müdürlüğünün izni ve kaymakamlığın onayıyla oynadığımızı belirttim. Kendi isteğimle oyunları kesmeyeceğimi, dilerlerse yasaklayabileceklerini söyledim.

Arada Milli Eğitim Bakanlığı’nın Türkiye’deki bütün okullara yolladığı adı geçen yazı geldi. Bu yazı onlara, asıl nedeni gizleyerek, “güvenlik gerekçesiyle” oyunları durdurma fırsatı verdi.

Dostlar Tiyatrosu olarak biz okulun bahçesinde bir açıkhava tiyatrosu oluşturmak için yoğun emek harcadık, büyük masrafa girdik. Önümüzdeki üç haftanın biletleri bütünüyle satılmış durumda. Şimdi bilet ücretlerini de iade etmek zorunda kalacağız. Bu zararın hesabını kim verecek?

Bir de şu var. Söz konusu yazı daha çok okulların açık olduğu dönemlerde uyulması gereken kuralları sıralıyor oysa şu anda tatil dönemindeyiz.

Başbakan OHAL’in bir şey değiştirmeyeceğini, normal hayatımıza devam edebileceğimizi söylemişti. İfadesi tam olarak şöyle, “Devlet kendisine OHAL ilan etti, millete değil.” Sonuç bu mu olmalıydı? Demokrasi ve şehitler mitinginde Nazım Hikmet’in şiirini okuduğu için Başbakan’a teşekkür ediyorum. Mesele güvenlikse, milyonların katıldığı mitinglere sağlanan güvenlik 250 kişilik tiyatroya neden sağlanamaz?

En korkulan konu buydu zaten. Darbe gerekçe gösterilerek muhalif seslerin susturulması mı esas amaç? Birlik ve beraberliğin en gerekli olduğu bu dönemde tiyatrodan korkmak, yasaklamak değil, tam tersine sanatın birleştirici gücünden yararlanmalıyız.

Bu durumu eli kolu bağlı kabul edemeyiz. Gereken girişimlerde bulunarak yasal hakkımızı arayacağız.”



Hiç yorum yok: