4.02.2017

Forushande / Satıcı / The Salesman



Başrollerini Shahab Hosseini ve Taraneh Alidoosti’nin paylaştığı filmde; Tahran’da yaşayan genç çift Emad ve Rana, oturdukları apartman dairesi hasar görünce yeni bir daireye taşınmak zorunda kalır. 

Dairenin önceki kiracısıyla ilişkili bir olay, çiftin hayatını bir anda değiştirir. 

Kendine has özellikleriyle, sıradan bir çift olan ve tiyatroyla uğraşan Emad ve Rana; bir anda kendilerini, kişiliklerinin umulmadık yönlerini ortaya çıkaran bir durumun içinde bulurlar. 

2012 yılında En İyi Yabancı Film dalında Oscar kazanan Bir Ayrılık filminin İranlı yönetmeni Ashgar Farhadi’nin yeni filmi Forushande / Satıcı / The Salesman, 2017 Oscar Ödülleri’nde Yabancı Dilde En İyi Film aday adayı. 

69. Cannes Film Festivali’nden iki ödülle dönen Satıcı; Tahran’da yaşayan ve taşındıkları dairenin kiracısıyla ilişkili bir olay nedeniyle hayatları bir anda değişen genç bir çiftin hikayesi üzerinden insan ilişkilerinin karmaşıklığına odaklanıyor.





Toplumsal sorunlara dair bir anlatı, ahlaki bir hikaye olarak ya da izleyicinin zihin yapısına göre bambaşka bir açıdan da değerlendirilebilecek olan film; Ashgar Farhadi’nin önceki filmlerinde olduğu gibi insan ilişkilerinin, özellikle de aile içindeki ilişkilerin karmaşıklığına odaklanıyor. 

Gençliğinde tiyatro yapan Ashgar Farhadi; tiyatronun kendisine çok şey ifade ettiğini ve her zaman tiyatro dünyasında geçen bir film yapmak istediğini dile getiriyor. 
Başarılı yönetmen bu nedenle; tiyatro ortamı üzerine kurulmaya son derece uygun olan Satıcı'nın senaryosunu, bir oyun sahneleyen karakterler üzerine geliştirdiğini belirtiyor.






Satıcı, Emad ve Rana’nın arkadaşlarıyla birlikte canlandırdıkları, Arthur Miller’ın Bir Satıcının Ölümü adlı oyununa gönderme yapıyor. 

Miller’ın oyununu öğrenciyken okuyan Ashgar Farhadi; oyunun, özellikle insan ilişkilerine dair söyledikleri nedeniyle kendisini çok etkilediğini ifade ediyor. 
Oscarlı yönetmene göre oyunun en önemli boyutu; ABD’de kentli kesiminin geçirdiği hızlı dönüşümün ve ani modernleşmenin, bir toplumsal sınıfı olduğu gibi yerle bir ettiği döneme getirdiği toplumsal eleştiri. 





Her şeyin nefes kesen bir hızla değiştiği İran’da bugün yaşanan durumla güçlü bir paralellik taşıyan oyun, ayrıca aile içi ilişkilerin karmaşıklığına da değiniyor. 
Farhadi böylece; izleyiciyi yanıtlaması zor birtakım sorular üzerine düşündüren oyunla, filmin merkezindeki çiftin özel hayatı arasında paralellikler kurma imkanı buluyor.

Ashgar Farhadi’nin önceki filmlerinde olduğu gibi Satıcı'da da ev ve kent merkezi önemli bir rol oynarken film, Tahran’ın çarpık gelişimini de gözler önüne seriyor. 
Çılgınca, karmakarışık, akıl dışı bir biçimde değişen bugünkü Tahran’ın, Miller’ın oyunda tarif ettiği New York’a oldukça benzediğini belirten yönetmen; böylece film ve oyun arasında bir paralellik daha oluştuğunu ifade ediyor.



Yönetmenle


Filmin mmknmrtb notu :: 


Asghar Farhadi, gerçek ve sıradan hayatın içinden çıkardığı öyküleri, hiçbir numaraya, süslemeye tenezzül etmeden, hayatın tüm doğallığı içinde mükemmelen oluşturduğu gerilimiyle birlikte anlatmaya devam ediyor..

İran'ın -artık ezbere bildiğimiz- 'dinci muhafazakâr' dolayısıyla da 'riyakâr' atmosferinin insanlara dikte ettirdiği koşulları hissettiren film -öte yandan- suç, ceza, adalet, intikam, korku, utanç, ahlak, vicdan ve empati gibi -maddi ve manevi- hususların, mevzusu dahilinde gerçekleşen yolculuklarını anlatırken de son derece 'evrensel' bir tat yakalıyor..




Çok bilinmeyenli yaşam denkleminin çözümünü 'sonsuz' olarak gösterdiğini daha önceki eserlerinde tespit ettiğimiz yönetmen Farhadi, 'kuşkucu' kimliğini yine ortaya koyuyor; ve olayları ince ince irdeleyip, insan ruhunun med cezirlerini olağanüstü bir titizlikle drama haline getiriyor..

Bu arada, bir Asghar Farhadi filmindeki oyuncu yönetimi ve oyuncu performanslarının mükemmelliğinden bahsetmeyi, havaya atılan taşın mutlaka yere düşeceğini kanıtlamaya çalışmak kadar gereksiz buluyor; hepinizi hörmetle selamlıyorum..

9  /10



Hiç yorum yok: