5.02.2017

Moana



“İçinde bir ses duyabilirsin. Ve eğer bu ses en uzak yıldızı takip etmeni söylerse. Moana, içindeki bu ses sensin işte.” 
Büyükanne Tala

Walt Disney Animasyon Stüdyolarından gelen Moana, halkını kurtarmak için yiğitçe bir görevle denize açılan maceraperest bir genci konu alan bilgisayar grafikleri kullanılarak yapılmış bir sinema filmi.

Yönetmen Ron Clements, “Moana, reis Motunui’nin 16 yaşındaki genç kızı. Atletik, çevik, merhametli ve son derece akıllı. Okyanusla arasında derin bir bağı var.” diyor.

Yönetmen John Musker şöyle ekliyor, “Bu yüzden halkının adalarını çevreleyen resifin ötesine geçememeleri, onu çok rahatsız ediyor. Resifin sınırları içinde kalıyorlar ve Moana bunun sebebini anlamıyor.”

Bu hikâyeye ilham veren şeyin bir kısmı Okyanusya halkının kültürü ve sözlü tarihi oldu. 3,000 yıl önce dünyanın en iyi kaşifleri olan Polinezyalı gezginler Pasifik’in uç noktalarına gitmişler ve binlerce ada keşfetmişlerdi.
Ama sonrasında, alimlere göre yaklaşık bin yıl boyunca yolculukları durmuştu – ve kimse tam olarak sebebini bilmiyordu.
Musker, “Deniz seferleri Pasifik kültürünün büyük bir parçasıdır. Eski Polinezyalılar modern enstrümanlar olmadan, sadece doğa, yıldızlar, dalgalar ve akıntı bilgilerini kullanarak denizlerde yollarını bulabiliyorlardı.” diyor.




Clements şöyle ekliyor, “Çok defa okyanusun adaları ayırmadığını, onları birbirlerine bağladığını duyduk. Onlar eskiden beri hâlâ tüm zamanların en iyi kâşifleri. Yaptıkları şey son derece sofistike ve tam anlamıyla mucizevîdir.”

Pek çok teori var ama kimse keşiflerdeki 1,000 yıllık boşluğun sebebinden emin değil; bu da film yapımcılarının hayal güçlerini tetikledi.
Musker, “Bizim hikâyemizde kahramanımız Moana, keşfin yeniden doğuşunun merkezinde yer alıyor.” diyor.

Moana, yolculuğu sırasında hayata sığmayan bir karakter olan ve Okyanusya bölgesinde çok sayıda öykülere ve efsanelere konu olan Maui’yle tanışıyor.
Musker, “Okuduğumuz hikâyelerden ve bölgedeki uzmanların bize anlattıkları öykülerden çok etkilendik. Maui hayata sığmayan bir numaracı ve şekil değiştirici. Balık kancasıyla bütün adaları denizden kaldırabiliyor; güneşi yavaşlatma gücü var. O muazzam bir figür.” Diyor.

Kendini keşfetmek üzere yolculuğa çıkan Maui, isteksiz bir şekilde Moana’ya usta bir yol bulucu olma ve halkına yardım etme macerasında yardım ediyor.
Birlikte okyanusa açılarak aksiyon dolu bir maceraya atılıyorlar ve yolda devasa canavarlarla ve imkânsız şartlarla karşılaştıkları sırada Moana her zaman arayışta olduğu bir şeyi keşfediyor: kendi kimliğini.

Yapımcı Osnat Shurer, “Bu uzun yıllar önce geçmiş bir hikâye ama çağdaş bir hissiyatı var. Film yapımcıları olarak bizim ümidimiz, bu yolculuk sırasında bize ilham veren Pasifik adalarının ev sahipliği yaptığı güzel insanlara ithafen evrensel bir hikâye yaratmaktı.” Diyor.




Film yapımcıları, Moana’yı seslendirmek üzere yeni oyuncu Auli‘i Cravalho’yla ve Maui’yi seslendirmesi için de Dwayne Johnson’la (HBO’dan “Ballers,” “Merkezi İstihbarat”) anlaştılar.

Seslendirme sanatçılarının arasında ayrıca 15 metrelik bencil bir yengeç olan Tamatoa’yı seslendiren Jemaine Clement (“The BFG,” “Çılgın Hırsız,” “Rio,” “Rio 2,” “Aylak Vampirler,” Flight of the Conchords); Moana’nın güvenilir büyükannesi Tala’yı seslendiren Rachel House (“Balinanın Sırtında,” “Hunt for Wilderpeople”); Moana’nın gayet ciddi babası Reis Tui’yi seslendiren Temuera Morrison (“Yıldız Savaşları Bölüm 2: Klonların Saldırısı,” “Once Were Warriors,” “Altı Gün Yedi Gece”); ahmak horoz Heihei’i seslendiren Alan Tudyk (“Zootropolis,” “Oyunbozan Ralph,” “6 Süper Kahraman”); ve Moana’nın oyuncu ve azimli annesi Sina’yı seslendiren Nicole Scherzinger (“Siyah Giyen Adamlar 3 ,” The Pussycat Dolls’un baş solisti) bulunuyor.

Başında Clements ve Musker’ın bulunduğu yönetmen ekibinin diğer çalışmaları arasında behind “The Little Mermaid,” “Aladdin” “Prenses ve Kurbağa” filmleri bulunuyor ve yapımcılığı Shurer’in (“Lifted,” “One Man Band”) üstlendiği “Moana” filminin müzikleri, aralarında Tony® ödüllü Lin-Manuel Miranda (Broadway’in Pulitzer Ödülü ve çok sayıda Tony ödülü kazanan “Hamilton”, Tony ödüllü “In the Heights”), Grammy® ödüllü besteci Mark Mancina (“Hız Tuzağı,” “Tarzan” “Aslan Kral”) ve Opetaia Foa‘i’nin (Dünya Müzik ödülü sahibi Te Vaka grubunun kurucusu ve baş solisti) bulunduğu farklı ve dinamik bir ekip tarafından bestelendi.




ARAŞTIRMA

Film Yapımcıları Okyanusya’ya gittiler ve Okyanus Öykü Danışmanlığı Oluşturuldu


İlk defa güzel Pasifik Adalarında bir animasyon filmi yapma fikri çıktığında yönetmen Ron Clements ve John Musker gençliklerinin sevilen romanlarını ve Pasifikle ilgili tabloları hatırladılar.
Ama film yapımcıları, birkaç yıl önce Polinezya mitolojisinde bulunan olağanüstü öyküleri keşfetmeye başladıktan sonra daha da derine dalmaları gerektiğini fark ettiler. Bu yerleri görmek ve insanlarla şahsen tanışmak için Pasifik adalarına gitmeleri gerektiğini biliyorlardı.
Böylece Clements ve Musker, Disney animasyon sanatçılarından oluşan bir grupla birlikte iki tam yüklü seferle birlikte Okyanusya’nın güney bölgesine gittiler.

Musker, “Bu yolculuklardan sadece hikâyemiz için fikirlerle, görüntülerle ve ilham kaynaklarıyla dönmedik, aynı zamanda tanıştığımız insanların keyif almalarını sağlayacak bir şey yaratmak için güçlü bir isteğe de sahiptik. Tabii ki bir belgesel yapmıyorduk, bu animasyon bir film olacaktı. Ama deneyimlerimiz hayal gücümüzü hiç beklemediğimiz bir şekilde ateşlemişti.” Diyor.

Clements, Musker ve yapım ekibinden birkaç kişi önce Fiji, Samoa ve Tahiti’ye gittikten sonra Yeni Zelanda’ya geçtiler.
Clements, “’Turistik’ şeylerden mümkün olduğunca uzak durarak daha derine inmeye çalışıyorduk. Bu adalarda büyüyen insanlarla tanışmak istiyorduk; Pasifik adalarının kültürünü bu kadar muazzam yapan şeyleri dinlemek ve öğrenmek istiyorduk.” Diyor.

Film yapımcıları denize açılmaya davet edildiler ve mümkün olduğunca kendilerine ilham veren ilk kâşifler gibi seferlere çıktılar.
Musker, “Bir Fijili sefer gemisi olan camakau’yla çıktık ki bu da geleneksel Fiji deniz aracıydı. Aslında Fiji müzesinde 2,000 yaşında olan bir camakau gördük ve tasarımı o yıllardan bu yana çok az değişmiş. Bu çok etkileyici.” Diyor.




Ekip, yerel arkeologlarla birlikte Fiji’nin Sigatoka Sand Dunes Ulusal Parkını keşfetmeye davet edildi ve uzmanların kendilerine gemiler ve aletler dahil olmak üzere olağanüstü eserler gösterdiği Fiji müzesine gittiler.
Bir dövme ustası ve balıkçılık uzmanıyla tanışarak tanıştıkları cömert insanlarla birlikte yerel mutfağın tadına baktılar.
 Clements, “Çok fazla kava içtik. Bu da biber ağacının köklerinden yapılan acı bir içecek.” Diyor.

Samoa’da kara lav sahalarını gördüler ve yerel Reislerle tanıştılar.
Savai‘i’de meşhur Alofaaga hava deliklerinde ıslandılar ve Manono adasında geleneksel kava törenine katılmak üzere davet edildiler.
Tahiti’deki meşhur Teahupo‘o sörf bölgesinde kanoyla dolaştılar ve filmin görüntüsüne etki edecek olan bölgelerde dolaşarak yüzdüler.
Film yapımcıları tapa kumaşının nasıl yapıldığına şahit oldular ve geleneksel dans gösterilerini izlediler.

Film yapımcıları daha sonra film müziğinin arkasındaki üçlü  Lin-Manuel Miranda, Mark Mancina and Opetaia Foa‘i’yle birlikte Auckland, Yeni Zelanda’daki Pasifika Festivaline katıldılar.
Yapımcı Osnat Shurer, “İlk defa olağanüstü ‘Moana’ müzikal ekibimiz bir aradaydı – hepsi ve film yapımcıları. Bu Festival bize Pasifik adaları kültürlerindeki çeşitli müziklerin ve dansların keyfini çıkartabilmemiz için muhteşem bir fırsat sundu.” Diyor.




Clements’in hatırladığı kadarıyla tanıştıkları pek çok insan arasında bir toplantı daha akılda kalıcıydı.
Clements, “Mo‘orea adasındaki bir büyük, bize çok basit ve bir o kadar manidar bir şey sordu: ‘Yıllardır sizin medeniyetiniz tarafından yutuluyoruz. Bu defa siz bizimki tarafından yutulabilir misiniz?’” diyor.

Shurer, “Bu ekip gelişmişti. Bu araştırma gezisi gözlerimizi açmıştı. 2,000 yıl önce geçen kurgusal hikâyemizi yaratmak için gezilerimiz sırasında tanıştığımız uzmanları filmin yaratılmasının bir parçası olarak davet etmemiz gerektiğini biliyorduk. Bu araştırma gezilerimizde bize ilham veren bir şeydi ama daha da ileri gitmek istiyorduk. Seslerinin filme – hikâyeye, ortamların görüntülerine ve karakterlere etki etmesini istiyorduk. Moana’nın kanosunun görselinden ve işlevinden adalardaki bitkilere, giyimlerinde kullandıkları malzemelere kadar her şeyin danışmanlarımızdan derinlemesine etkilenmesini istiyorduk.” Diyor.

Film yapımcıları sonunda Disney’in yaratıcı ekibiyle birlikte çalışan insanbilimcilerden, akademiklerden, eğitimcilerden, dilbilimcilerden, uzman yol buluculardan ve kültür danışmanlarından oluşan bir uzmanlar ekibi olan Okyanus Öykü Danışmanlığı kurdu. Shurer, “Bu danışmanlık bu filmin görüntüsünü ve hissiyatını derinden etkiledi.” Diyor.




OYUNCU SIRALAMASI

“Moana”da Dinamik Karakterler ve Birinci Sınıf Ses Yetenekliler Bir Arada 


Film yapımcıları, Pasifik adaları seyahatleri sırasında karşılaştıkları insanlardan aldıkları ilhamla hikâyelerine dinamik karakterler kattılar.
Birinci sınıf ses sanatçıları bu karakterlerin hayata geçmesine yardımcı oldular.

Moana, kendi özünü bulmakta zorlanan 16 yaşında maceraperest, azimli ve merhametli bir genç.
Babası Reis Tui onu kendi yolundan gitmeye ve bir gün adanın lideri olmaya zorlasa da Moana asıl tutkusu deniz.
Köyünün halkının güvenli resifin ötesine geçmesi yasak, yine de açık okyanus Moana’ya çağrı yapıyor.
Yönetmen Ron Clements, “Yüreğinden geçenleri gerçekleştirmesi ve aynı zamanda kendi halkına ve kültürüne sadık kalması imkânsız gibi görünüyor. Aslında ataları kâşifler, ama o bunu bilmiyor.” Diyor.

Adası korkunç karanlığın tehdidi altına girince Moana kuralları çiğniyor ve halkını kurtararak hayatı boyunca aradığı sorunun cevabını bulmak üzere destansı bir maceraya yelken açıyor.
Yönetmen John Musker, “Kendilerini rahatsız eden ve deniz seferlerini imkânsız kılan bu soruna bir çözüm getirmek istiyor. Eğer bin yıldır onları saran bu sorunla yüzleşirse belki de keşifler kaldığı yerden devam edebilir.” Diyor.

Yapımcı Osnat Shurer, “O halkının uzun zaman önce kaybettiği şeyi geri getirmek için yola çıkan güçlü bir kahraman. Bu bir aşk hikâyesi değil –bir aksiyon, macera, komedi ve drama. Moana –resmen–  dünyayı kurtarmak istiyor, her ne kadar kurtarılması gerektiğini fark eden tek kişi o olsa da. Günümüz seyircisi için çok güçlü bir rol modeli.” Diyor.




Yeni oyuncu Auli‘i Cravalho, bu azimli genci seslendirmek üzere çağrıldı.
Shurer, “Onda Moana ruhu var. Ona sataştığımızda o da bize sataşıyor. İçindeki korkusuzluğun yanı sıra samimi bir sıcaklık da var. O doğuştan yetenekli ve profesyonel,  ama aynı zamanda  çocukluğunu koruyor.” Diyor.

Maui karizmatik ve komik, elindeki sihirli balık kancası sayesinde şeklini her türde hayvana dönüştürebiliyor ve adaları denizden kaldırabiliyor.
Maui bir zamanlar Okyanusya’nın en büyük kahramanı olarak görülüyormuş; vücudu muazzam oranda dövmelerle kaplı, buna Maui’nin vicdanını oynayan minik versiyonu da dahil.
Musker, “Moana’nın halkını tehdit eden sorunların hepsinden Maui sorumlu. Yaptıklarının bedelini ödüyor ve bir şekilde kaybolmuş bir kahraman –eski halinin adeta bir gölgesi. Moana’nın onun yanlışlarını düzeltmesine ve kaybolanları geri getirmesine ihtiyacı var.” Diyor.

Moana’yla birlikte kendini keşfedeceği özel bir yolculuğa çıkan Maui, süper gücüyle birlikte süper boy sorunlarını da getiriyor.
Clements, “İçinde başarmak için öyle bir dürtü var ki bu başını sürekli derde sokuyor. Ama arkasındaki sebeple yüzleşmesi hiç kolay değil.” Diyor.

Film yapımcıları Maui’yi seslendirmesi için Dwayne Johnson’ı aradılar.
Clements, “O  Samoan köklerine çok bağlı biri. Maui çok karizmatik bir karakter ve Dwayne de karizma konusunda ondan geri kalmıyor. Komedi zamanlaması harika, aksiyon sahnelerinde çok başarılı ve çok beğenilen biri. Ayrıca şarkı da söyleyebiliyor.” Diyor.




Büyükanne Tala, Moana’nın sırdaşı ve en iyi dostu.
Moana büyükannesiyle okyanusla olan özel bağlarını paylaşıyor.
Her ne kadar oğlu Reis Tui son derece ciddi bir lider olsa da Büyükanne Tala kesinlikle kendi burnunun dikine giden bir kadın.
Ruhu ona okyanusun Moana için büyük planları olduğunu söylüyor, ama o doğru zaman gelene kadar yol bulucu atalarının efsanevi sırlarına dair bir şey anlatmıyor.

Senarist Jared Bush, “Büyükanne Tala antik hikâyelerin koruyucusu. Halkının geçmişini biliyor ve Moana’nın hayallerine tutunmasının ne kadar önemli olduğunu anlıyor. Ama asla ona cevapları vermiyor. Moana’nın yolunu kendi başına bulmasına izin veriyor.” Diyor.
Büyükanne Tala’yı seslendiren kişi Rachel House.

Moana’nın babası Reis Tui, Motunui adası halkının sosyal ve çok saygı duyulan lideri. Moana’nın kendi adımlarını takip ederek halkının lideri olmasını istiyor, ama kızının okyanusla ve resifin ötesindeki dünyayla olan bağından korkuyor.
Bush, “Babası ona tekrar tekrar tehlikeli denize açılmamasını söylüyor. Halkının müstakbel lideri olarak geleceği konusunda ısrar ediyor. Ona bunun muazzam bir sorumluluk olduğunu ve bunu üstlenmesinin ne kadar önemli olduğunu hatırlatıyor.” Diyor.

Her ne kadar dünyaları ayrıymış gibi görünse de, Reis Tui ve Moana’nın fark ettiklerinden daha fazla ortak yönleri var.
Reis Tui’yi seslendiren kişi Temuera Morrison.




Moana’nın annesi her zaman onu destekliyor. Oyuncu, keskin zekalı ve irade güçlü olan Sina, Moana’nın suda olma isteğini takdir ediyor. Ama o da dik başlı kocası Tui gibi kızını resifin ötesindeki tehlikelerden korumak istiyor.
Hepsinin ötesinde Sine, Moana’nın doğru kararları vereceğine güveniyor.
Sina’yı Nicole Scherzinger seslendiriyor.

Kakamoralar, içi çer çöp ve ıvır zıvır dolu gemileriyle serbestçe okyanusta süzülen çılgın, Hindistan cevizinden zırhlı korsanlar.
Kakamoralar küçük olabilirler ama istediklerini almak için hiçbir şekilde durmayan acımasız savaşçılar.

Tamatoa, canavarlar diyarı Laotai’de yaşayan 15 metrelik bencil bir yengeç.
Bu kendini beğenmiş kabuklu, “dipte beslenen” bir yaratıktan fazlası olmak istiyor ve bu hissedilen eksikliğini kendini parlak şeylerle kaplayarak gidermeye çalışıyor.
Bu hevesli koleksiyoncu, giderek büyümekte olan nesnelerine son derece bağlı, tıpkı Maui’ye karşı güttüğü kini gibi.
Tamatoa’yı Jemaine Clement seslendiriyor.

Heihei ahmak bir horoz – hatta köyün sersemi.
Bu şapşal tavuk yanlışlıkla Moana’nın kanosuna düşünce kendini destansı bir yolculuğun ön sırasında buluyor.
Ama Maui bu tüylü kuşu bir sonraki öğünü olarak görünce, nazik kalpli Moana, HeiHei’i kurtarmak için kendini riske atıyor.
HeiHei’i Walt Disney Animasyon Stüdyolarının şanslı tılsımı Alan Tudyk seslendiriyor.

Pua, Moana’nın yavru köpek enerjisine ve masum bir beyne sahip olan sadık evcil domuzu.
Art niyetsiz ve tatlı – Moana için her şeyi yapabilir. Pua sadece onun mutlu olmasını istiyor.




GÖRÜNTÜ

“Aladdin” ve “The Little Mermaid” gibi film başarılarına sahip olan yönetmenler John Musker ve Ron Clements’in projelerinden bazılarındaki Bilgisayar Grafiği çalışmalarına ek olarak elle çizim animasyonda uzun bir geçmişleri bulunuyor.
Ama “Moana” filmini planladıkları zaman yaklaşımlarının farklı olacağını biliyorlardı. Clements, “Bu filmdeki okyanus ve ada düzenlemeleriyle yapmaya çalıştığımız şey için Bilgisayar Grafik animasyonu gerekliydi. Bilgisayar Grafiğiyle yarattığımız ışıklandırma, dokular ve boyutlarla olağanüstü ve çok sarmal bir deneyim elde edebiliyoruz.” Diyor.

Musker şöyle ekliyor, “Adaların, gökyüzü çizgilerinin, dağların, hatta bütün karakterlerin Bilgisayar Grafiğiyle çok iyi çıkan heykelimsi bir özellikleri var.”

Ama Musker Foto-gerçek bir görüntü yaratmadıklarını söylüyor. “Deneyimlediğimiz Pasifik adalarının biraz karikatürize edilmiş versiyonu olan bir dünya geliştirdik. Zaten zengin olan renkleri biraz daha zenginleştirdik. Filmin görüntüsünün dosdoğru içine atlamak istemenizi sağlayacak bir his yaratmasını istedik.”




20 yaşında kadar Jamaika’da yaşamış olan yapım tasarımcısı Ian Gooding, araştırma gezilerinin tahmin ettiğinden daha fazla değerli olduğunu fark ettiğini söylüyor. “Değerini bilmediğimiz o kadar çok şey var ki. Mesela herkes Hindistancevizi ağaçlarının rüzgarda sallandığını düşünür ama aslında küçük yapraklar rüzgardan etkilenseler de dallar ancak çok fazla rüzgarda hareket ediyorlar ve gövde her zaman sabit kalıyor. Büyürken arka bahçemizde bunlardan beş tane olmasına rağmen bunu hiç fark etmemiştim ben.”

Gooding ve sanatçı ekibi, sahil şeridinde kırılan dalgaların hareketlerini doğru yakalayabilmek için uzun bir süre çalıştılar.
Gooding, “Bu Kaliforniya’da olandan daha farklı. Adaların pek çoğunda göletlerin içinde devasa mercan kayalıkları var, bu yüzden Pasifik’ten gelen büyük dalgalar buralarda kırılıyorlar. Kıyıya ise küçük bir dalga geliyor. Ayrıca yağmur, yanardağların varlıkları ve hatta kumda oluşan taş türleri gibi diğer faktörleri de düşünmemiz gerekti.” Diyor.

Bu filmde belirli hindistancevizi ağaçları, ekmek ağacı ve kulkas gibi eski Polinezyalıların kendi adalarından getirdikleri türler dahil olmak üzere 60’tan fazla bitki türü bulunuyor. Film yapımcıları bazı durumlarda sanatlarını serbest bırakarak manzaraya var olamayan ve ancak yıllar sonra adaya gelecek olan renkler eklediler.

Motunui adası, adını aldıktan sonra tasarlanmaya başlandı. Gooding, “Motu ‘ada’ demek ve nui de ‘büyük’. Bu yüzden büyük olması gerekiyordu.” Diyor.
Bu da onlar için zorlu oldu çünkü tüm adayı gösterecek tespit çekimleri yapmak istiyorlardı -ama gerçekte bunu yapabilmek için yeterince uzaklaştıkları zaman atmosferin adayı belirsizleştireceğini öğrendiler.
Sonunda adayı bazı abartılı dikey çizgilerle daha büyük görünecek şekilde ölçeklendirdiler.
Gooding, “Dağların yüksekliğini daha gerçekçi ve adanın boyutunu da çekebileceğimiz bir boyda yapabilmek için ölçeği biraz ayarladık.” Diyor.

Çıkan diğer bir zorluk da Moana’nın okyanusa açılmasını sağlayacak olan gerçekler oldu. Gooding, “Sorun olmalıydı. Bu adada her şey yolunda olmamalıydı. Ekinler ölüyorlardı, balıklar fazla değildi. Ortada son derece yanlış giden şeyler varken yine de hoş ve güzel bir ortam yaratma konusunda epey zorlandık.” Diyor.


Filmin mmknmrtb notu:  7  /10







Hiç yorum yok: