19.04.2017

The Fate of the Furious / Hızlı ve Öfkeli 8



2015 yılının dünya çapında 1 milyar dolar hasılata en hızlı ulaşan filmlerden biri olan ve gişe tarihinin altıncı en büyük global filmi Hızlı ve Öfkeli 7 filmin ardından yeni filmi geldi; The Fate of the Furious / Hızlı ve Öfkeli 8

Times Square’deki gösteriminden 24 saat sonra 139 milyondan fazla izlenmeyle geçtiğimiz Aralık ayındaki fragman lansmanının da kanıtladığı gibi izleyicilerin Hızlı ve Öfkeli efsanesinde hikayelere duyduğu arzu hiç bu kadar büyük olmamıştı ve seri de daha önce hiç bu kadar popüler ve global olmamıştı.
Bu grup arabaları uçaklardan, gökdelenlerden ve dağlardan atarken, kendilerini buraya getiren yolda çok şey deneyimlemiş olsa da ana fikir hiçbir zaman değişmemişti: Aile.
Artık Dom ile Letty evlidir ve Brian ile Mia da emekli olmuştur. Ekibin geri kalanı ise temize çıkmıştır. Dünyayı dolaşan ekip normal hayatlara dönmüştür. Ama gizemli bir kadın (Oscar ödüllü Charlize Theron) Dom’u baştan çıkartarak suç dünyasına döndürdüğünde, Dom ise kaçamayıp en yakınlarına ihanet ettiğinde daha önce hiç karşılaşmadıkları sınavlarla karşı karşıya kalacaklardır.

Seçkin ekibimiz, Küba kıyılarından New York’a ve Barents denizinin buzluklarına kadar bir anarşistin dünyayı karıştırmasını engellemek için tüm dünyayı dolaşacak ve bir aile olmalarını sağlayan adamı eve geri getireceklerdir.




Universal Pictures’ın rekorlar kıran serisinin son üçlemesinin birinci bölümü olan Hızlı ve Öfkeli 8 için, yeni hain Dominic Toretto rolündeki Vin Diesel ve yıldızlarla dolu kadro geri dönerken, yeni katılan yıldızlar da olmuş.
Oyuncular arasında adamlarını Dom’u yeniden eski haline döndürmek için toplaması ve küresel bir imhayı önlemesi gereken ajan  Hobbs rolüyle Dwayne Johnson, şehirli komutan yardımcısı ve yeni kişisel amacı kocasını felaketin eşiğinden geri getirmek olan Letty rolüyle Michelle Rodriguez, şimdiye kadar cazibesiyle çözemediği bir durum yaşamayan, hızlı konuşan kadınların gözdesi Roman rolüyle TYRESE GIBSON, dahi teknoloji taktikçisi ve sıra dışı araba tamircisi Tej rolüyle CHRIS “LUDACRIS” BRIDGES, artık düşman Dom’un ekibiyle süper maksimum güvenlikli hapishane hücresinde hayal bile edemeyeceği kadar çok ortak noktası olan gizli operasyon suikastçısı Deckard Shaw rolüyle Jason Statham, her şeyi bir bedel karşılığında yapan federal ajan Bay HiçKimse rolüyle Kurt Russell, icadı dünyadaki bütün hükümetler ve terörist hücreleri tarafından istenen dahi hacker Ramsey rolüyle Nathalie Emmanuel ve sevdiklerini kurtarmak için imkansız bir seçim yapması gereken eski Rio polisi yeni ajan Elena rolüyle Elsa Pataky yer alıyor.

Theron’a ek olarak seriye dünyanın en kötü siber teröristi ve Dom’un yeni hoşlandığı kadın olan esrarengiz ajan Cipher rolüyle Scott Eastwood ile Bay HiçKimse’nin, nam-ı diğer Küçük HiçKimse’nin çırağı ve Dom’un küresel görevlerinde karşılaştığı tüm kadınlar kadar gizemli olan Eric Reisner rolüyle Oscar ödüllü Helen Mirren da katılıyor.

Hızlı ve Öfkeli 8’in yönetmeni F. Gary Gray. Gray, Sinema tarihinin bir numaralı müzikal biyografi filmi olan Straight Outta Compton, The Italian Job, Be Cool ve Friday gibi gişe rekortmeni filmlerin ardındaki yapımcıdır.
Yapımcılar yine Hızlı ve Öfkeli serisinin vaftiz babası ve I Am Legend ile 21 Jump Street gibi gişe rekortmeni filmlerin ardındaki yapımcı Neal H. Moritz ile uzun zamandır yapımcılık ve ikinci ekip yönetmeni olan MICHAEL FOTTRELL (Hızlı ve Öfkeli 7, Hızlı ve Öfkeli 5) ve Diesel bulunuyor.
Serinin mimarı ve yapımcısı CHRIS MORGAN (Hızlı ve Öfkeli serisi, Wanted) tarafından yazılan aksiyon gerilim, Gary Scott Thompson (Hızlı ve Öfkeli) tarafından yaratılan karakterlere dayanmaktadır.

Gray,Hızlı ve Öfkeli ailesinde sıkça birlikte çalışan çok iyi bir yaratıcı ekip ile tecrübeli ekibe katlan yeni yaratıcı sanatçıları bir araya getirmiş. Aralarında görüntü yönetmeni STEPHEN F. WINDON (Hızlı ve Öfkeli 7, Hızlı ve Öfkeli 6), yapım tasarımcı BILL BRZESKI (Hızlı ve Öfkeli 7, Iron Man 3), editörler CHRISTIAN WAGNER (Hızlı ve Öfkeli 7, Hızlı ve Öfkeli 5) ve PAUL RUBELL (Thor, Collateral), kostüm tasarımcı MARLENE STEWART (Oblivion, Tropic Thunder), film araba koordinatörü DENNIS MCCARTHY (Hızlı ve Öfkeli 7, Hızlı ve Öfkeli 6), ikinci birim editörü SPIRO RAZATOS (Hızlı ve Öfkeli 7, Hızlı ve Öfkeli 6) ve besteci BRIAN TYLER (Hızlı ve Öfkeli 7, Hızlı ve Öfkeli) bulunuyor.
Bir kez daha AMANDA LEWIS (Hızlı ve Öfkeli serisi) ve SAMANTHA VINCENT (Hızlı ve Öfkeli serisi) idari yapımcı görevindeler.


Artık Aile Yok : Yapım Başlıyor


Hızlı ve Öfkeli 7, hız üzerine inşa edilmiş olan sevilen serinin duygu yüklü zirvesi olduğunu kanıtlamıştı. Yapımcılar ve oyuncular sadece filmlerin tartışmasız bir şekilde merkezinde yer alan Paul Walker’ın mirasına saygılarını sunmakla kalmamış, Hızlı ve Öfkeli’nin izleyicilere 15 yıl önce hissettirdikleri ve yeni nesil hayranlara hissettirmeye devam ettikleri duygulara da gönderme yapmak istemişlerdi.

Filmin yapımının tamamlanması ve sonra tüm dünyada tanıtımının yapılması hem yorucu hem de projeye dahil olan herkes için hem yorucu hem de enerji veren sevgiyle yapılan bir iş olmuş. Ama bir dönemin sona ermesiyle birlikte kaçınılmaz bir şekilde bunun sevilen seri için gerçek bir final olup olmadığı soruları gündeme gelmiş.

Efsaneye devam edip etmem kararıyla yüzleşen yapımcılar Neal H. Moritz ve Vin Diesel, senaryo yazarı Chris Morgan, Universal Pictures yöneticileri ve geri kalan kadronun bir sonraki adımlarını uzun süre düşünmesi gerekmiş. Hızlı ve Öfkeli ailesi o dönemde yas tutuyormuş ve çok azı parçaları toplayıp ortak efsaneye devam etmeye değecek bir neden bulmuş. Doğu Los Angeles yeraltı sokak yarışlarının kanunsuzları, gözü pek riskli soygunları uluslararası arenada başarmak konusunda kötü bir nam salmış. Yolculuk boyunca arkadaşlarını kaybetmiş ve düşman kazanmış olsalar da yeni bir hikaye köklerine sadık kalacaklarını garanti edecekmiş.

Yapımcılar ne olursa olsun serinin devam etmesi için tamamen farklı bir şey yapmaları gerektiğini düşünmüşler. Serinin hala paylaşacak sürükleyici hikayeleri olduğuna karar verilince şaşırtmayı tercih etmişler. Yeni yön, sadık hayranlarını sarsacak bir olaylar dönüşümü olacaktı. Başından beri, serinin sağlam aile teması her filmin değişmezi olmuştur ve bu temel prensip sınanacaktır.

Hızlı ve Öfkeli’den bu yana yapımcı olarak görev alan Diesel şunları söylüyor; “Efsaneye ancak kolektif bir şekilde kendimiz için, kardeşimiz Paul’ün mirası için ve yıllardır destek olan Universal için en iyi final üçlemesini yapacaksak devam etmek istedim. Hızlı ve Öfkeli 7’de odak noktamız sadece efsanenin en iyi filmini yapmak değil aynı zamanda yaklaşık 20 yıldır sunduklarını onurlandırmaktı. Bu yeni bölümün amacı da bugüne kadar dayanan bu ana temalara meydan okuman ve bunu zorlayıcıyı ama yine de eğlenceli bir şekilde yapmak oldu.”

Senaryo yazarı Chris Morgan, serideki görevine altıncı kez dönüyor. Bu kez yapımcı olarak da Moritz, Diesel ve Fottrell’e katılıyorlar. Filmlerin iç içe geçen hikayelerini dokuyan ve yazan serinin mimarı olarak bu film en büyük zorluğu olmuş. Morgan ekibinin final üçleme için ekibinin fikirlerini yansıttığında akılları baştan alan bir başarı olacaktı.
Morgan şunları söylüyor; “Hızlı ve Öfkeli, inandığınız her şeyi parçalamakla tehdit eden derin bir anın sonraki etkilerini konu alıyor. Ailenizin merkezindeki figür, birbirinize sırt çevirmemeyi öğütleyen kişi o kuralları yıkarsa ne olur? Kötülere karışırsa ve ailesinin onu karşısına alıp ona karşı duyması gerekirse ne olur? Benzersiz ve bazen de biraz korkunç. Seri için harika bir dram ve bize zorlayıcı bir şekilde ilerlememiz için bir sebep verdi.”

Cesur bir önerme olmuş ve Morgan, Moritz ve Diesel hikayenin ana noktalarını belirledikten sonra hayranların zaman zaman çekildiği kanunsuzluk ruhunu koruyarak orijinal, dinamik bir hikayeyle yeni bir yola çıkabileceklerini biliyorlarmış.
Yapımcı Moritz şunları söylüyor; “Beni şaşırtan şey, seri boyunca iyi adamla kötü adam arasındaki bulanık çizgiyi nasıl koruyup geliştirdiğimiz oldu. Karakterlerimizin hepsine eskiler ve yenilere aynı oranda farklı yönlere gitme olanağı verdik. Yeni bir bölüme hiçbir zaman ne yapmaları gerektiği konusunda önceden belirlenmiş fikirlerle başlamadık ve her birinin bu karakterleri geliştirmelerine izin verdik. Ne kadar farklı alanlara girebildiğimizi ve onlarla ne kadar farklı yollara gidebildiğimizi görmek tatmin ediciydi. Bu izleyici için eğlenceli kısmı. Bu karakterleri seviyorlar ama onlara ne olacağından hiç emin olamıyorlar.”




Serinin her yeni bölümüyle birlikte Moritz ve Diesel hayranları hep merakta bırakmayı ve beklenmedik bir şekilde eğlenmelerine olanak vermeyi istemişler. Bunu her düzeyde sağlayabilecek yetenekte bir yönetmen bulmak ve serinin tekil sesini korumak her zaman bir ön koşul olmuş. Justin Lin, unutulmaz dört filmlik süre boyunca temeli atmış. Seriyi Tokyo Drift ile harekete geçirmiş, James Wan da bunu Hızlı ve Öfkeli 7’nin dünya çapındaki gişe rekortmeni gücüyle başarmış.

F. Gary Gray’e gelince çok yönlü filmleri arasında övgüler alan biyografi filmi Straight Outta Compton, gerilim The Negotiator, aksiyon The Italian Job ve kült komedi Friday bulunmaktadır. Bu projeler arasındaki benzerlikler kolaylıkla görülebilir ve Gray de bundan hoşlanıyor.
Yönetmen kendisine meydan okuyan materyallere doğru çekildiğini itiraf ediyor. Universal’in en büyük serilerinden birini yönetmek gibi cazip bir teklif geldiğinde Gray’in ilgisini çekmiş. Yine de bir şeyi arayarak daha derinden incelemeye devam etmiş. Sınırlarını zorlayacak ve ilham verecek bir şey. Şunları söylüyor; “Sanatçılar meydan okunduğunu hissettiklerinde daha da derine inerler ve bu da benim için büyük bir meydan okumaydı. Seriye farklı bir şey katmak istedim ve her şey hikayeyle başlıyor. Bu tamamen farklı. Hızlı ve Öfkeli serisinden hiç beklemediğimiz bir şey.”

Hızlı ve Öfkeli, Gray’in büyük bir çadır direği filmi alıp hikaye anlatımı, performansları tanımlama ve hikayeyi işleyerek her düzeyde beklenmedik bir şey sunmak konusundaki benzersiz yaklaşımını getirmesi için bir fırsat sunmuş.
Öncelikle seriyi büyüleyici ve yeni bir yöne götürmesi gerekmiş. Gray sadece seriyi gerçekçi kılmak için yaratıcı fikirler sunmakla kalmamış aynı zamanda sete kadronun çoğuyla uzun soluklu ilişkileri olacak şekilde gelmiş. Yapımcı, Diesel’in A Man Apart filminde, Statham ve Theron’ı The Italian Job’da ve Johnson’ı da Be Coold filminde yönetmiş. Ayrıca Gibson ile Bridges’i eğlence sektöründen ve sektördeki ilk günlerinde müzik klipleri ve TV reklamları yönettiği günlerden ve sosyal ortamlardan tanıyormuş.
Diesel, yetenekli yapımcının Hızlı ve Öfkeli ailesine katılmasından çok memnun olmuş. “A Man Apart’tan Gary’nin kötü karakter açısından başarabileceğini biliyordum. Mükemmel olacağını biliyordum. Gary, öncelikle kusursuzluğa odaklanan bir yönetmendir. Bu yüzden bu filmde Oscar’lı oyuncularımız var. Bu bölümde performans farklılıklarına gereken önemi vereceğini biliyorduk.”

Gray, Hızlı ve Öfkelinin atmosferi ve yönetimi konusunda yapımcılarla ilk kez bir araya geldiğinde neyi başarmak istediğini biliyormuş. “Dom Toretto için aile her zaman önemli olmuştur ve bu hikayede beklediğinizin tam aksi olmuştur. Sadece bu farklı hikayeyi aktarmanın bir parçası olmayı değil aynı zamanda daha önce oyuncu kadrosunun hiçbirinden görmediğiniz performanslar sunmayı da istedim. Şimdi Dom’un ailesine karşı gelirken yaşadığı duyguların farklı dünyasını inceleyebiliyoruz.”




Kimseye güvenme: Yıldızlarla Dolu Kadro Geri Dönüyor


Diesel gibi Gray de güçlü karakter dinamiklerine önem verir. Yönetmen kendi araştırmasını yapacağını belirtmiş. Bu da serinin tamamını yeniden ziyaret etmek ve tüm dünyada beyaz perdedeki hayranları hakkında konuşan ve bu düşüncelerini sosyal medyada her gün paylaşmakta sakınca görmeyen hayranları tanımak anlamına geliyormuş.  Gray için çok bilgilendirici olmuş ama seriyi daha fazla incelemesine neden olmuş ve karşılığında izleyicileri yeni bölümdeki yaklaşımıyla tatmin etmeye odaklanmış.
Büyük ve abartılı aksiyon sahnelerine de küçük, özel detaylar kadar önem ve zaman vermesi gerektiğine karar vermiş. Hızlı ve Öfkeli hayranları için bu duygusal anların çoğu her zaman Dom ve Letty’nin aşk hikayesiyle başlar ve biter.  

2001’de Letty Ortiz rolünü üstlenen Michelle Rodriguez, çiftin ilişkisini olabildiğince gerçekçi kılmak için şiddetli bir taraftar olmuş. Özellikle de fırtınalı geçmişleriyle. Bu ilişki zaman zaman tehlikeye girmişti. En çok da Hızlı ve Öfkeli de Letty’nin sözde ölümüyle. Ama Letty’nın varlığı, yokluğunda bile Hızlı ve Öfkeli 5’in sonunda ve Hızlı ve Öfkeli 6’da Dom ve arkadaşlarından oluşan ailesiyle yeninden bağ kurduğunda beyaz perdedeki yeniden canlanması güçlü ve zirve noktasındaydı.
Geleneklere uymayan aşk hikayeleri çok katmanlı filmin yirmi yıla yakın bir süredir zirvede kalmasının bir göstergesi olmuştur. Rodriguez şunları söylüyor; “Bir kadının en güçlü yeteneği aşktır. Dom’un güzel yanı sadece akın gücünü görmesidir ve bu da karakterinin bir özeliğidir. Çok güçlü bir kadını kabul etmek için belli bir erkek tarzında olmanız gerekir. Ama aşkın güzelliği de bu değil midir? Bir kişiye o kadar bağlanırsınız ki önemli olan tek şey ikinizin doğru bildikleridir. Vin ve benim, Letty ve Dom ile resmetmeye çalıştığımız şey sonunda gerçek mesajın idealist aşkın insanların birbiri için mücadele etmesi, zor zamanlarda bir arada kalması ve birbirlerine inanması olmuştur.”

Kendilerini yıllardır ayrı düşüren entrikalardan sağ salim çıktıktan sonra Hızlı ve Öfkeli 8’de Dom ve Letty yeniden bir araya gelir ve Küba’nın dinlendirici güzelliğinin keyfini çıkarırlar. Ama rutin bir görev ortaya çıktığında ve Dom sevdiği, ve kendisini seven kişiye ihanet ettiğinde her şey yok olur.
İnkar edilemez kanıtlarla yüz yüze kalan Dom, bir siber teröristle güçlerini birleştirmiştir. Ekip içinde şüphe tohumları filizlenmiş ve artık hassas olan bağları kırmaya başlamıştır. Letty her şeye rağmen Dom’a inanan tek kişidir. Bir ömür süren, zafere ulaşan ve gelişen bir aşk inkar edilemez. Rodriguez şunları söylüyor; “Letty film boyunca inançla hareket ediyor. Dom’u tanıyor. Nasıl sinirlendiğini, onu neye harekete geçirdiğini biliyor. Bu şimdiye karşılaştığı en zor şey. Dom ve Letty’nin ilişkileri onları birbirlerine bağlayan koşulsuz sevgiden doğuyor.”
Diesel şunları ekliyor; “Aralarındaki sevgi çok derin ve durumun göründüğü kadar sevimsiz. Letty, ne olursa olsun erkeği için mücadele edecek.”

Hızlı ve Öfkeli sersisinin gişe rekorları kıran yedi bölümünde görev alan Moritz ekibin ortak yaklaşımının kendilerine hikayeleri yeniden canlandırmak için sonsuz bir özgürlük verdiğini hissetmiş ve bunun anlamı da hayranların bildiklerini sandığı şeyleri yok etmek olmuş. “Sadece karakterlerin her biriyle değil, aynı zamanda Hızlı ve Öfkeli serisinin dokunduğu farklı dünyalarla yarattığımız mitoloji bize karakterlerimizle birlikte hem gerçek anlamda hem de sembolik olarak çok farklı ve gideceklerini hiç düşünmediğimiz yönlere gitme olanağı sağladı. İlişkiler kuruldu, sonra bozuldu ve özel yanı da bu. Çok fazla hikayemiz var ve önemli olan her filmde hangilerini anlatacağımıza arar vermemiz.”




Yapımcılar Hızlı ve Öfkeli 5’ten itibaren ister kısa ister uzun hikayeleri olsun yeni karakterlerle performanslarının doruğuna çıkmışlar. Serinin favorilerinden Tyrese Gibson, Chris “Ludacris” Bridges, Sung Kang ve Gal Gadot’u geri getirirken Dwayne Johnson ve Elsa Pataky gibi yeni oyuncuları da dahil etmişler.

Bu Nathalie Emmanuel’in dahi hacker’ı, Hızlı ve Öfkeli 7’nin hikayesine güç veren örnek takip cihazı Tanrı’nın Gözü’nün yaratıcısı olan Ramsey ve Kurt Russel’ın uzlaştırıcı, üst düzey hükümet ajanı Bay HiçKimse tarafından da vurgulanmış. Jason Statham, Hızlı ve Öfkeli 6’nın dipnotundaki kötülüğüyle ünlü tanıtımında Han’ın ölümünün Tokyo Drift’e bağlanmasıyla izleyicileri şaşırtmış ve Hızlı ve Öfkeli 7 için hazırlamıştı.
Aile fikrini kafasında tamamen değiştiren yapımcılar doğal olarak serinin birkaç karakterinin geçmişindeki el değmemiş alanlara girmek zorunluluğu hissetmişler. İzleyiciler Hobbs’un kızı Samantha, Hızlı ve Öfkeli 7’de hastanede yanında göründüğünde arkasındaki adamın görüntüsünü yakalamışlar.
Morgan, Dom’la birlikte yıllar önce yaptıkları anlaşma sayesinde kendi katı ahlak kuralları biraz daha esneyen kanun adamı, ajan Hobbs’un ilave geçmiş hikayesi için Dwayne Johnson’la yakın çalışmış. Hobbs’un sadece iş odaklı görünüşünün altına çok az kişi ulaşabilmiş. Ama ekip onun saygısını ve güvenini kazandığında yeni başlayan arkadaşlıkları büyümüş.

Hobbs için, bu bölümdeki Dom’un eylemlerini bu kadar affedilmez kılan da budur. Dom’un Berlin’deki gizli bir görevdeki ihanetiyle gafil avlanan Hobbs, ikincil olarak zarar görür ve kendini koruması gerekir. Amerikan hükümeti artık kendi elemanlarından birine sırt çevirmiştir ve Hobbs da cezasını daha önce eski düşmanı Deckard Shaw’u attığı süper maksimum güvenlikli cezaevinde çekecektir. Artık kanunun doğru tarafında olmayan Hobbs kendisini en iyi olarak tanımlayan katmanlarını atmaya başlar.
Johnson, yeni bölümün kendisine sunduğu karakter gelişimi fırsatından memnun olmuş. Özellikle de eski dostu Jason Statham’la sözel ve fiziksel olarak kavga etme fırsatı için. Şunları söylüyor; “Hobbs’la hiçbir kısıtlamanız yoktur. Seriye girme şeklini çok sevdim. Hızlı ve Öfkeli 5’ten itibaren her şeyi söyleyebileceği bir temel oluşturduk. Şimdi bu filmin hikayesi Jason’la bana istediğimiz yere gitme özgürlüğü verdi. İzleyicilerin çok seveceği bir Butch ve Sundance ilişkisini tam olarak oluşturduk. Birbirleriyle saçma sapan konuşan, esprili, serseri iki karakterimiz var ama bir bağ kuruluyor.”



Aksiyon oranını her zaman artıran Johnson, Morgan ve yapım ekibinin karakteri için sunduğu fikirleri beğenmiş. “Hobbs’un rozetinden vazgeçmek zorunda kalması çok güçlü bir an. Yine de film Hobbs’u tatlı noktası olan bir konuma bırakıyor; insanları avlama alanına.” Gerek binalardan atlamak olsun, gerek süper maksimum güvenlikli hapishanedeki voltalar olsun gerekse de buz gibi sulara girmek olsun Hobbs her zaman adamını yakalar. Johnson şöyle devam ediyor; “Peşimizdeki kocaman denizaltıları, uzaktan kumandalı arabaları ve binalardan atlamayı düşündüğünüzde bunlar sadece buradaki yeni düzey aksiyon. Hayranlara hiç ummadıkları ikinci bir tatlı veriyoruz.”
Shaw, Hızlı ve Öfkeli 7’de Dom ve ekibini amansızca takip eden lazer odaklı ajan rolünde sadece en kötülerin atıldığı gizli bir tesiste zaman geçiriyormuş.
Statham, yıldızla aynı fikirde. “Deckard’ın her zaman gizli bir planı vardır. Bu yüzden Hobbs’la devam eden anlaşmazlıklarının olması çok güzel. Ben ve Dwayne bu gerginlikle oynama fırsatını buluyoruz. Bu da aralarında şu yağ ve su olayı devam eden ikili için çok güzel bir araç.”

Shaw’un geçmişinin katmanları da kendi sadık, aile ahlakı kuralları olan ve sonunda avı için istemeyerek bir saygı duymaya başlayan İngiliz ajan hakkında daha fazlasını ortaya çıkarmak için araştırılacak. Deckard’ın küçük kardeşi Owen’ı Galli yıldız Luke Evans canlandırıyor ve Hızlı ve Öfkeli 6’da Dom ve ekip tarafından gerçek bir düşman gibi görülebilme yeteneğine ve kurnazlığına sahip olan serinin ilk kötü adamı olarak ortaya çıkmış. Deckard küçük kardeşini son bıraktığında Owen, Dom’un intikamı sayesinde bir hastanede hayata tutunmaya çalışıyordu.
Gray, Hobbs ve Shaw için ikilinin Hızlı ve Öfkeli 7’deki dövüş sahnelerinin rövanşının öncülü olarak sözlü bir kavgaya girdiğini görmek istemiş. Hobbs ve Shaw’un Hızlı ve Öfkeli 8’deki hiçbir kısıtlama olmadan yaptıkları hapis kavgası, Bay HiçKimse’nin Hobbs’u hapishaneden kaçırma planının bir sonucudur. Sonradan olanlar ise eski düşmanları birbirlerine düşüren başka dinamik aksiyon sahneleridir.

Gray şunları söylüyor: “Hobbs ve Shaw, ikisi de mahkumlar. Ama çok farklı nedenler yüzünden dövüşüyorlar. Bu da sahneyi çok dinamik yapıyor. Benim sevdiğim şey ise çok farklı iki dövüş tarzını sergiliyor olmamız. Jason sakin, dövüş sanatları parkur tarzına sahipken Dwayne ham güçlü insanları yere seren bir tarza sahiptir. Aradaki zıtlığı seviyorum. Sadece motivasyonlarındaki değil, dövüş tarzlarındaki zıtlık da hoşuma gidiyor. Klasik bir sinema anı olacak.”

Bir karakteri her iki yılda bir yeniden canlandırmak film sektöründeki birçok oyuncu için bir lükstür. Ama araba ve teknoloji taktikçisi Tej rolünü beşinci kez canlandıran Chris “Ludacris” Bridges için değil. Morgan’ın yeni senaryosu geldiğinde sevinçle karşılanıyor.  Hızlı ve Öfkeli 2’de Miami’nin yasadışı yarışlarında dolandırıcı rolüyle ilk kez rol alan Tej’in kıvırcık saçları ve garaj tulumları gitmiş. Bugünlerde gardırobunu, oyuncaklarını ve aletlerini paranın satın alabileceği en iyileriyle yenilemiş.
“Bu noktada Tej’le o kadar iç içeyim ki ne zaman biri bana ne yapmam ya da ne yapmamam gerektiğini söylese kişisel olarak algılıyorum. Her filmde gelişmeye devam etmesini ve aynı kalmamasını istiyorum. Bu yüzden ne söylediğinden ekrana nasıl çıktığına kadar her şeyi çok ciddiye alıyorum. İnsanların bilmediği daha birçok yönü var. Ekibin teknoloji bilen üyesi olarak öne çıkması onun için büyük bir dönüşüm oldu.”




Nathalie Emmanuel’in seriye Hızlı ve Öfkeli 7’de dahi hacker ve Tanrı’nın Gözü’nün yaratıcısı Ramsey olarak katılmasıyla birlikte Tej’in bir kez daha teknoloji yeteneklerini geliştirmesi gerekmişti. Güzel bekar artık ekipte daha rahat bir yerde ve Tej’in yanındaki rolünde yerini sağlamlaştırdı ve teknoloji oyununu da geliştirerek artık sınırsız kaynaklara sahip oldu.
Ama Letty’nin Dom’u sarsılmaz bir şekilde desteklemesinde bile Dom’un sadakatinin nerede olduğunu alenen ilk sorgulayan deha hacker Ramsey oluyor. Game of Thrones’da Missandei rolüyle şöhretini artıran Nathalie Emmanuel şunları söylüyor; “Ramsey’nin Dom’la ekipteki diğer üyelerin olduğu gibi bir geçmişi yok. Aileye kabul edilse bile mantıklı davranıyor. Sadece sıfırlar ve birlerle düşünüyor ve olanları mantıklı bir bakış açısıyla çözmeye çalışıyor. Ayrıca Ramsey’nin onlar kadar duygusal olması gerekmiyor ve “Hain mi oldu?” sorusunu sorabilecek tek kişi o.”

Tej ve Ramsey’nin verimli ortaklığı Roman’ı kenardan izlemek zorunda bırakmış. Kendisini denkleme eklemeye çalışırken çarklar dönmüş. Roman Pearce, Hızlı ve Öfkeli serisinin temelini oluşturan yüksek oktanlı aksiyon ve dramı dengeleyen mizah kaynağı olmuştur. Durum ne olursa olsun otoriteden ilk sakınan ve her duruma filtresiz yaklaşımıyla bakarak aklındaki söyleyen ilk kişi olur. Bu da her zaman izleyicinin en büyük kahkahalarını alır.
Roman rolünü tekrarlayan, Brian O’Conner’ın çocukluk arkadaşı ve daha sonra kendisiyle Hızlı ve Öfkeli 2’de Miami’de bir araya gelen Tyrese Gibson, Hızlı ve Öfkeli setinin sevgiyle karşıladığı tanıdık yüzlerin arasına dönmüş. Filmin bölünmüş hikaye dinamiği bile Roman’ın hevesine engel olamamış.
Diesel’in ekip arkadaşlarıyla birlikte kamera önünde olmadığı günlerde Gibson’ın Hızlı ve Öfkeli Ailesi’ni bir arada tutma çaresi dış mekanda bir dinlenme alanı oluşturmak olmuş. Orada oyuncular ve misafirleri müzik dinleyebiliyor, bir şeyler yiyebiliyor, TV izleyebiliyor, doğum günü kutlayabiliyor ya da zorlu bir çalışma haftasını sonlandırabiliyorlarmış. Gibson’ın dinlenme alanı herkese açıkmış.
Gibson kamera arkasındaki iletişimlerini şöyle anlatıyor; “Hızlı ve Öfkeli kadrosu olarak sadece filmdeki aileyi desteklemekle kalmıyor gerçekten bir aile oluyoruz. Şahsen benim için hayatımda büyük bir fark yarattı. Sadece aileme dinlenmeleri ve takılmaları için bir mekan sağlıyorum”

İspanyol oyuncu Elsa Pataky, Dom’a aşık olan Rio’lu polisken daha sonra Hızlı ve Öfkeli de bir kaçak olan Elena Neves rolüne geri dönüyor. Ortak kayıplarıyla bağ kurarak Rio’daki hayatını bırakarak Dom’la Kanarya Adalarında yeni bir hayat kurar. Hayatları ne kadar huzurlu olsa da Letty’nin dönüşüyle mahvolur. Elena her ne kadar yıkılsa da Dom’un ruh eşi hakkındaki gerçeği öğrenmesi gerektiğini bilmektedir.
Yavaş yavaş hayatını kurar ve Hobbs’a katılır. Yine de Elena kadar metanetli olsa da bürodan ayrılmaya ve Dom’la olan karmaşık geçmişi arasına biraz mesafe koymaya karar verir.
Pataky, karakterinin serideki rolüne rağmen Elena’nın Dom’a duyduğu aşkın onları sonsuza dek bir arada tutacağını çok inanıyor. “Elena ve Dom hakkındaki tek gerçek her zaman birbirlerine destek verecek olmaları. Artık romantik bir ilişkileri olmayacak olsa da hala sevgi, saygı ve gerçek dostluğa dayanan bir geçmişleri var. Herkesin gördüğünden farklı olarak Elena da Letty gibi Dom için en önemli şeyin hala aile olduğunu biliyor.”
Elena’nın sadakati her zaman sevdiğinden yana olacak olsa da Bay HiçKimse’nin sadakati gelecekte görülecek. İkonik oyuncu Kurt Russell, son filmde neredeyse mutlak bir ölümden dönen karakteriyle herkesi merakta bırakan yaramaz hükümet ajanı rolünden büyük keyif alıyormuş.
Russell şunları söylüyor; “Hızlı ve Öfkeli 7’de bu seri için biraz farklı bir şey yaratmak istedim. Bay HiçKimse hakkında çok fazla şey bilmiyorsunuz. Bu serinin yaklaşımı için eğlenceli bir buluş olacağını düşündüm. Şimdilik ekibin güvenebileceği biri olduğunu kanıtlıyor. Ne kadar sürecek ya da kalıcı olacak mı bilmiyorum ama onu canlandırmanın eğlenceli yanı da bu. Her şeyi olduğu gibi kabul ediyor ve ciddiyetten çok uzak.”




Hollywood Ayrıcalığı : Theron, Mirren ve Eastwood Katılıyor


Yapımcılar her zaman sahneleri ilginç ve yeni karakterlerle, hikayelerle ve Morgan’ın var olan kronolojisine uyan kaçınılmaz hikaye dönüşleriyle dokumak isterler. Hızlı ve Öfkeli 8 beklenmeyen oyuncu seçimi geleneğini sürdürüyor. İzleyicilere seriye katılan Scott Eastwood (Suicide Squad, The Longest Ride) ile Oscar ödüllü Charlize Theron (Mad Max: Fury Road, Atomic Blonde) ve Helen Mirren’ı (The Queen, The Hundred-Foot Journey) sunuyorlar.
Söz konusu Dom’un ekibine ihanet etmesini sağlamaya değecek bir başka ktü karakteri geliştirmek olduğunda yapımcıların bir planları varmış. Dünya çapında ünlü oyuncu Charlize Theron, ekrandaki haliyle bile ekibe yeni bir tehdit oluşturacak ve Hızlı ve Öfkeli serisinin sergilediği özellikleri taşıyan inanılmaz hikaye değişikliklerini daha çok dokuyacaktır.
Moritz şunları söylüyor; “Biz her zaman kötü karakterlerimizden birinin muhteşem bir kadın olmasını istemiştik ve Charlese Theron’da gözümüz vardı. Birkaç yıldır kendisiyle konuşuyor ve seride yer almasını istiyorduk. Bu karakter için de kendisine teklif götürdük.”

Theron için dünyanın en sevilen serilerinden birine katılması için aldığı teklif heyecan vericiymiş. Ayrıca serinin ilk ve belki de en ölümcül kötü kadın karakteri olduğunu ve rolün Hızlı ve Öfkeli oyuncularının ve kadrosunun yarattığı dünyanın merkezinde sarsıcı bir değişim başlatacağını biliyormuş.
Theron şunları söylüyor; “Ne kadar güzel bir konum. Kendini sadece bugüne kadar ki en büyük film serilerinden birinde önemli bir rol teklif edilmiş olarak bulmuyorsun. Ayrıca ilk kötü kadın karakter olman teklif ediliyor ve bu gerçekten büyük bir onur. Cipher çok önemli biri. Özünde tam bir zorba ve bu karakteri hakkında çok şey anlatıyor. Oyuncu olarak yeni gelen ve istediğini alan, üstelik bunu beklenmedik bir şekilde yapan bir karaktere tanık olmak çok güzel.”

Cipher, büyük bir kukla ustası. Sadece kendisini kullananların bildiği efsanevi bir hacker. Dünya sahnesinde uzun zamandır sinsi bir rol oynayan onun bastığı tuşlar ve ikili kombinasyonları olmuş. Taktikleri ve stratejisi inanılmaz ve izleyiciyi soğuk ve hesaplı entrikalarını izlerken merakta bırakacak.
Gray serinin en yeni ekip üyelerinden biri için şunları söylüyor; “Bir yönetmen sadece kağıt üzerindeki sözcüklere bakan birini değil de bir karaktere hayat verebilen ve hiç düşünmediğin şeyler katabilen birini ister. Charlize inanılmaz. Performansında daha öne hiçbir Hızlı ve Öfkeli kötüsünde görülmemiş bir zenginlik ve ağırlık var. Oscar ödüllü olmasının bir nedeni var.”

Hızlı ve Öfkeli 8’in beklenmedik yönlerinden biri de malzemeye işlenen ve izleyicileri merakta bırakacak gerilim unsurları. Cipher ve Dom gibi iki alfayı bir odaya koymak her zaman bir enerji patlamasına yol açacaktır. Ama onları canlandıran oyuncuların arasındaki elektrik de bir o kadar somut olursa çok daha fazlası olacaktır.
Gray, Diesel ile Theron’ı eşleştirme konusunda şunları söylüyor; “Cipher, Dom’la ekip olduğunda Vin ve Charlize arasındaki elektrik kesinlikle heyecan vericiydi. Birlikte olan ilk sahnelerinden itibaren ortadaydı ve hikaye boyunca da gelişmeye devam etti. Bu kesinlikle daha önce bu seride görmediğiniz bir şey ve ben bunula gurur duyuyorum. İzleyiciler Hızlı ve Öfkeli 8’den istedikleri her şeyi alacaklar.
Dom Toretto rolünü neredeyse 20 yıldır canlandıran Diesel bile ikinci kişiliğinde yeni boyut gördüğünde biraz sersemlemiş. Oyuncu olarak benzer bir enerjiye sahip, yetenekli bir oyuncunun karşısında oyuncu olarak kendisini geliştirdiğini kabul ediyor. Karakter gelişimi konusundan aynı yaklaşımı paylaşıyorlar.
 “Charlize’le birlikte çalışmaya ilk başladığımızda Dom’u ne kadar iyi tanıyor olmam gerektiğini söyledi. Ben de ‘Dom’u tanıyor olabilirim. Ama o Cipher’dan önceydi, Cipher’ın Dom’u etkilemesinden önceydi. Şimdi gelen Dom’u tanımıyorum.’ demiştim. Bu yaratmak üzere olduğumuz işin başlangıcıydı. Bu birliktelikten gurur duyuyorum. İtiraf etmem gerekir ki Charlize’le kendimi ekranda izlediğim zaman çok güçlüler. Çıkardığımız işle gurur duyuyorum.” diyor.




Yeni bölüm için Theron’ın Oscar ödüllü arkadaşı Dame Helen Mirren da önemli bir rolü canlandırmak üzere seçilmiş. Karakteri Dom’la rahatsız edici bir anlaşmaya giriyor.  Müdahale etmek için devreye girse de yeraltı dünyasındaki bütün anlaşmalar istikrarsızdır ve kolaylıkla değişir. Dom’la bir araya gelen zarif İngiliz de bütün bu entrikalar içinde biraz rahatsız görünür.
Mirren’ın Hızlı ve Öfkeli 8’e seçilmesi ünlü oyuncunun Diesel’le 2016’daki Oscar töreni partisinde tanışmasından sonra gerçekleşmiş. Rol arkadaşından etkilendiğini itiraf eden Mirren, hızlı araba kullanma sevgisini ve yeğeninin Hızlı ve Öfkeli serisine olan ilgisini anlatmış. Tanışmalarından sonra seriye aşina olmuş ve “Vin’le çalışmak, araba kullanmak mı? Bu benim için mükemmel bir iş gibi” diye düşünmüş.
Diesel sakin görünmüş ama İngiliz oyuncuyla karşılaşmasından heyecan duymuş. Dame Mirren’ın istediğini elde etmesine gülüyor. Sonuçta Diesel de aynı oradan heyecanlanmış ve işe koyulmuş. Şunları söylüyor; “Bir hafta içince Gary, Chris ve ben Mirren’in karakterini yazdık. İronik şekilde onun yeni rolü bizim için bir armağan oldu. Hikayemizin ihtiyaç duyduğunu geç fark ettiğimiz bağlayıcı unsur oldu. Bugün bile çekimlerdeki en sevdiğim anlardan biri Helen Mirren’la paylaştığım sahnedir.”

Sonuç, sağlam yapısı ve zekasıyla derin bir aile korumasını şaşırtan kendinden emin bir oyuncu. Mirren, rolünden ne bekleyeceğini bilmiyormuş. Sadece partiye katıldığı için mutlu olmuş. “Evrene isteklerimi bildirdim ve bir rol teklif edildi. Ne bekleyeceğimi bilmiyordum. Ama her şeyi yapardım. Senaryoyu değiştirip bana küçük bir yer ayırdıkları için çok mutlu oldum. Sonuçta harika bir rol oldu. Karakterim akıllı, güçlü ve dünyadaki yerinin farkında. Benim yaşımda bu oyuncularla büyük bir aksiyon filminde yer almak ve onlara karşı koymak için kendinizi geliştirmeniz gerekir. Benim iletmek istediğim de bu oldu.”
Ne yazık ki Mirren’in aksiyon gerilimdeki rolü hızlı arabayı kullanmasına olanak vermese de her Hızlı ve Öfkeli hayranı gibi fırsatların her zaman yolun bir yerinde ortaya çıkabileceğine işaret ediyor olabilir.
Artık ekibin yeni bir üyesi olmayan Mirren’in sevgili İngilizi Nathalie Emmanuel bu görevi Scott Eaastwood’a devretmiş. Oyuncu kadroya Eric Reisner ya da Russell’ın Bay HiçKimse karakterinin çırağı Küçük HiçKimse karakteriyle katılıyor. Russell da Hızlı ve Öfkeli 7’de canlandırdığı gizemli ama neşeli, Belçika birası seven, CIA ajanı rolüne geri dönüyor.

Russell ve Emmanuel’e olduğu gibi Eastwood da kendisini sıcak bir şekilde karşılayan oyuncu kadrosu arasındaki yerini kolaylıkla bulmuş. Fakat hem rollerine dönen tüm ekip için hem de Eastwood için kadroya katılmak çok daha derin, duygu yüklü bir anlama sahipmiş. Oyuncu Paul Walker’la da uzun süren yakın bir arkadaşlığa sahipmiş. İkili 2005 yılında Scott’ın babası Clint Eastwood’un yönettiği Flags of our Fathers’ın setinde tanışmışlar.
“Nerede başlayıp bittiğinden bağımsız olarak aile, oyuncu kadromuz için önemli bir yere sahiptir.” Eastwood bize düşünce sürecini anlatıyor; “Paul, benim için bir ağabey gibiydi. Bu yüzden rolü düşünmek bile duygu yüklü bir karardı. Günün sonunda kardeşlerinin gurur duyduğu bir işte yer almalarını isteyeceğini düşündüm. Bu da kararla ilgili iyi hissetmeme neden oldu ve sete gittiğim anda bunun doğru bir karar olduğunu anladım.”

Toretto kuralının siyah ve beyaz çizgileri bulanıklaştırma ve en sert kabukları bile kırma yöntemi vardır. Dom ortalıkta yokken bile bu etki aynıdır.
Bir kez daha, bir başka kendisini adamış, kitaba sadık hükümet ajanı devreye giriyor ve doğru tarafta olduklarından emin bir şekilde Dom ve ekibini herhangi bir suçlu ya da kaçak gibi yakalayabileceklerini, durdurabileceklerini ve hapse atabileceklerini düşünüyorlar. Bu durum gizli polis/FBI ajanı Brian O’Conner veya ajan Hobbs için veya Dom ve Cipher’ın peşine düşerlerken ekibin başına yeni atanan şüpheci ajan Reisner için geçerli değildir.
Eastwood, Küçük HiçKimse’nin yavaş gelişen ve ekiple rahatsız edecek kadar yakın karşılaşmalarla yaşanan dönüşümü konusunda biraz eğitici yaklaşıyor. “Bazı kurallar kırılmak içindir. Özellikle de doğru ile yanlış arasındaki çizgilerin bulanıklaşabildiğini fark ettiğinizde. Bir oyuncu olarak her zaman insan doğasını ve o ahlaki temaları araştırmak istersiniz.”

Son olarak HBO’nun fantastik mega dizisi Game of Thrones’daki efsanevi lider Tormund Giantsbane rolüyle bilinen Norveçli oyuncu Kristofer Hivju, Rhodes karakteriyle kadroyu tamamlıyor. Rhodes, Cipher’ın acımasız yardımcısıdır. Ne yazık ki Rhodes için, Dom’la karşılaştığında Toretto ekibinin yanlış tarafına düşen yardımcılar kötü bir performansa sahiptir.



Hiç yorum yok: